Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8654 E. 2006/12530 K. 02.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8654
KARAR NO : 2006/12530
KARAR TARİHİ : 02.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

K A R A R
Taraflar arasında görülen kadastro tesbitine itiraz, elatmanın önlenmesi ve tescil davasının yargılaması sırasında daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinin merci tayini yapıldığı, dosyanın yeniden kadastro mahkemesine geldiği belirtilip mahkemece dosyanın esası kapatılarak yeniden yargı yeri belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki belgeler incelendi gereği düşünüldü:
H.Y.U.Y.nın 25/II. maddesinde “iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar temyiz edilmeksizin kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme Yargıtayca belirlenir.”
H.Y.U.Y.nın 25/III. maddesinde “Yargıtayca verilen merci tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü yer almaktadır.
Madde kapsamından anlaşıldığı üzere, yargı yeri belirlemesi yapılabilmesi için karşılıklı olarak verilip kesinleşen görevsizlik veya yetkisizlik kararları gerekli olduğu gibi, daha önce dosyada yargı yeri belirleme kararı bulunmaması gerekir.
Dosyada daha önce … Kadastro Mahkemesi ile … Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki görevsizlik kararları üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/04/2002 gün ve 2556 – 3675 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği belirtilip Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği … Asliye Hukuk mahkemesine gönderilen dosyanın 02/10/2003 tarih 2003/40 – 162 sayılı kararı ile H.Y.U.Y.nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
… Kadastro Mahkemesince 25/09/2000 tarihinde … 328 parsel 247 ada 2, 473 ada 2 pareslerin malikleri açık bırakıldığından davacı adına tescili için açılan dava, 2006 yılına kadar devam ettirilip 2006 yılında eldeki karar ile dosyanın yeniden yargı yeri belirlemesi için gönderildiği, esasın kapatıldığı, ayrıca görevsizlik kararı verilmediği görülmüştür.
… Kadastro Mahkemesinin davayı kabul ettiği 246 ada 2 ve 3, 247 ada 2 ve 3 numaralı taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının incelenmesinde, parsellerin hepsinin 1991 yılında genel arazi kadastrosu sonucu Kadastro Mahkemesinin 1991/1 E. sayılı dosyasında davalı olduklarından malikleri açık bırakılıp 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre devredildiği, ayrıca bu parseller için 2859 Sayılı Yasa uyarınca pafta yenileme işlemleri yapıldığı ve sırası ile 473 ada 15, 16, 17 ve 19 parsel numaraları aldığı ve bu taşınmazların maliklerinin henüz belli olmadıkları, tutanak asıllarının dava dosyası içinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
… Kadastro Mahkemesinin 1991/1 E. sayılı dava dosyasının öncesinin Asliye Hukuk Mahkemesinde 27/02/1952 tarihinde açılan davanın devamı olduğu ve davalı olan parseller hakkındaki tutanakların, kesinleşmeyeceği, davalı olmayanlar ve kadastro tutanağı düzenlenmeyenler hakkında kadastro mahkemesinin görevli olamayacağı yasanın açık hükmüdür.
Aşama geçiren dosyada birçok parseller hakkında kadastro mahkemesince hüküm kurulmuş, tescilleri sağlanmış, ancak son olarak bahsi geçen 246 ada 2,3 ve 247 ada 2 ve 3 parseller hakkında halen davalı oldukları ve sicil oluşturulmadığı anlaşılmıştır.
Yasa gereği bu aşamada yargı yeri belirleme şartları bulunmadığı, daha önce yargı yeri belirlemesi yapıldığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmakta ise de yargı yeri belirlemesine esas kadastro mahkemesinin görevsizlik kararının 1991/1 E.- 1998/2 K. sayılı olduğu, bu karardan sonra kadastro mahkemesine 25/09/2000 tarihinde eldeki davanın açıldığı, bu ikinci davada malikleri açık bırakılan parsellerin mahkemece doldurmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Maliki açık bırakılıp Kadastro Mahkemesinin 1991/1 E. sayılı dava dosyasında davalı olduğu belirlenen parsellerin yapılan yargı yeri belirlemesine ilişkin kararında kadastro tutanakları düzenlenmediği bildirilen parseller olmadığı da anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı olduğu kabul edilen ve maliki açık bırakılan persellere ilişkin işin esasının incelenmesi ve … hanelerinin doldurulması gerektiği, bir Tasfiye Yasası olan 3402 Sayılı Kadastro Yasasının da amir hükmü olup, mahkemenin işin esası hakkında karar vermesi gerekirken dosyanın yeniden Daireye gönderilmiş olması yerinde değildir.
Açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak bu aşamada yargı yeri belirleme şartları bulunmayan dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; yargı yeri belirleme şartları bulunmayan dosyanın mahkemesine gönderilmesine 02/10/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.