YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16114
KARAR NO : 2008/19153
KARAR TARİHİ : 31.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 03.11.2000 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1684, 1685 ve 1686 sayılı parsellerin genel kadastroda başkaları adına tesbit edildiğini, Hazinenin itirazının kabul edilerek hükmen Hazine adına tescil edildiğini, oysa bu taşınmazların … 1277 tarih, 653 sahife, Cilt 1, Sayfa 75 da murisleri adına tapuda tescilli olduğunu, tapuyla birlikte 100 yıldan fazla süredir de zilyet edildiğini, davalı hazine adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … … Vakfının tapulu taşınmazları yönünden … Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Kadastro sırasında … Köyü Teksarnıç mevkii 1684, 1685 ve 1686 parsel sayılı sırasıyla 550 m2 kargir ev ve bahçesi, 4648 m2 cam sera ve bahçesi, 5592 m2 ev, cam sera ve limon bahçesi niteliğiyle zilkade 1282 tarih ve 175 sıra numaralı tapu kaydı ve 124 sıra numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı 1684 ila 1685, 1686 ve 1696 sayılı parsellerin bir bütün olarak …ın ceddinden geldiği intikal ve taksim ile kendisine kaldığı, 1974 yılında bu yeri ifraz etiği 1686 parseli oğlu Hasana verdiği, O’ nun da 1686 parsele limon fidanları diktiği, 1978 yılında kargir ev ve sera inşa ettiği, 08.02.1981 tarihinde köy beyan defterinin 3/112 sırasında vergiye bağlattığı, bu şekilde zilyet ettiği, 1684, 1685 ve 1696 parselin ise oğlu … bağışladığı, bu taşınmazlar önceden bir bütün iken zamanla içinden su arkı geçmekle bölündüğü, O’nun da köy beyan defterinin 124 sayfasında kayıt ettirdiği, 1685 parsel üzerene 1982 yılında cam sera inşa ettirdiği, 1696 parseli 1986 da … ’a sattığı, onun da bu yer üzerine ev inşa ettirdiği, ifraz konusunda … Belediye
-2-
2008/16114-19153
Encümenin olumlu görüşünün bulunduğundan söz edilerek … oğlu … … adına tesbit edilmiş, … ve 133 arkadaşı taşınmazın C.aher 1280 tarih ve V: 18, D:41 numaralı 20 dönümlük tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydının her ne kadar 20 dönüm ise de bir çok parseli kapsadığı, taşınmazın adına tescili, … Yönetimi Ağustos 1936 tarih 2 numaralı tapu kaydı kapsamında … yönetimine aitt olduğu … Yönetimi adına tecili iddiasıyla dava açmışlar, Hazine taşınmazın 2/B madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan tapu kaydının iptali ve adına tescilini isteyerek davaya katılmıştır. Yargılama sırasında davalı her hangi bir tapu kaydına tutunmamıştır. … Yönetimi davasından vazgeçmiş, davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kaydının çekişmeli parsellere uymadığı, parsellerin 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp 09.12.1976 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanının 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu tarihten sonra imar palanı sınırları içine alındığı tarihe kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının belirlendiği gerekçesiyle, diğer davaların reddine, katılan Hazinenin davasının kabulüyle, 1684, 1685 ve 1686 sayılı parsellerin Hazine adına tapuya tesciline ilişkin 1684, parsel için Kadastro Mahkemesinin 03.02.1994 gün ve 1991/935-91; 1685 sayılı parsel için aynı mahkemenin 03.02.1994 gün ve 1991/935-91; 1686 sayılı parseli içinde yine aynı mahkemenin 24.10.1995 gün ve 1995/77-264 sayılı kararları, Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği,
Kesinleşen bu mahkeme kararları taraf olmayan davacı için kesin hüküm oluşturmasa da, mahkeme kararlarında taraf olan … … ile aynı muristen miras yoluyla geldiği iddiasını ileri süren davacı yönünden, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve kesinleşmiş 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde … delil teşkil edeceği, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı,
Bir an için, çekişmeli parsellerin, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman dışına çıkarıldığı kabul edilse dahi, kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamayacağından, bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişinin 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı, 1942 yılında orman kadastrosu kesinleşmesi nedeniyle kadastro tesbitine esas alına tapu kaydının yasal değerini yitirdiğinden yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilemeyeceği, çekişmeli parsellerin, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartıldığı, bu gibi yerlerin orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmeyeceği, Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer
-3-
2008/16114-19153
olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmeyeceği gibi,
Kesinleşmiş orman kadastrosu, makiye ayırma, 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu uzman bilirkişi … … ile … Bilirkişi Fethi Semercioğlu tarafından düzenlenen raporlarda, “çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1942 yılı orman tahditini yok sayarak 1976 yılında yapılan işlemde orman sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmayan ve yine Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak görev yapmayan … komisyonunca kısmen 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında, kısmen içinde bulunan ve … sahil şeridine kadar dayanan köy toplu … arazilerini, meraları tepeleri, tarıma uygun olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile … Köyü Yerleşim yerini de içine alan çok geniş bir alanın makilik saha olduğundan söz edilerek makilik olarak belirlendiği, 1976 yılında görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 1952 yılı … çalışmalarına değer vermeyerek ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece … … Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, tahditin hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, 1942 yılı tahditinin tamamı iptal edilmiş gibi yeniden orman kadastrosu yapılacağı Orman Kadastro Komisyonunun 03.06.1976 tarihli ve 1 nolu tutanağında belirtildikten sonra, kısmen 1942 yılı tahdit hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve 1942 yılı tahdit hattı dışında kalan ancak niteliği eylemli orman olan bir kısım yerlerin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonrada 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yaparak, bir kısım ormanların 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kayıp etmesi nedeniyle orman dışına çıkartılarak, 24.07.1976 tarihli (36) nolu işi bitirme tutanağı düzenlendiği, 23.11.1976 tarihli (37) nolu tutanakla da, yapılan işlemlerin ilan edilmesine karar verildiği ve bu ekip çalışmalarının ilanı üzerine süresinde yapılan itirazların incelendiği ve 09.11.1976 günlü (5) numaralı itirazları inceleme tutanağında “…4 nolu Orman Kadastro Ekibince 1744 Sayılı yasa gereğince nitelik kaybı nedeniyle (2) numaralı poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1952 yılında makiye ayrıldığı, .bu sahanın eskiden beri köy arazisi ve köy yerleşim alanı olarak kullanıldığı cüz i bir kısmının orman sayılmayan makilik alan olduğu görülmekle 2 nolu parselin(2 nolu 2. Madde poligonunun) orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemlerin bu şekilde düzeltilmesine” karar verildiği, 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak dava konusu parsel yönünün 1976 yılında ilk kez yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasına konu edilmediği, yapılan işlemlerin ilanından sonra ilan tarihlerinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 11. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin de geçmesiyle kesinleştiği, taşınmazların 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde devlet ormanı olduğu belirlenip,
Doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmayacağı, bunun için yasal olanak bulunmadığı, bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulmasının da, taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremeyeceği (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı,
-4-
2008/16114-19153
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, sadece … İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu yok sayarak, 1942 yılında orman olarak sınırlandırılan alanları orman sınırları dışında bırakan karar ve işlemlerin ikinci kadastro olması nedeniyle hukuki değer taşımazsa da(3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi), 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanlarının sınırlandırılıp, 4785 sayılı yasa ile (istisnalar dışında) özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanların devletleştirildiğinden ve 5658 sayılı yasada Vakıf ormanlarını iade edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 1942 yılı tahditi dışında kalan yerlerde, 7 Numaralı Komisyonun 1976 yılında 4785 sayılı yasa hükümlerine göre yaptığı çalışmayla devletleştirilen orman alanı olduğu belirlenen yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının yasaya uygun olduğu,
Orman kadastrosunun ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiği ve orman kadastrosu kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz ister 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olsun, isterse 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında olması nedeniyle, 1976 yılında 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılsın, her iki halde de dava konusu taşınmazın hukuken orman olduğu, hak düşürücü süreler geçmiş olduğundan davalının orman kadastrosu iptal ettirebilmesi için dayanacağı hiçbir yasa hükmü bulunmadığı, her ne kadar taşımazlar orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanıysa da, Hazine tarafından parseller orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceği gibi, Orman Yönetimi tarafından bu yerlerin tapularının iqtali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açılabileceği hususları gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 31.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.