Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13347 E. 2008/18075 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13347
KARAR NO : 2008/18075
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 105 ada 1 parsel sayılı 424163,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın içinde kendilerine ait tarla olarak kısıtlandıkları yerleri olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin orman bilirkişi raporuna ekli Ek 1’de 1 no ile gösterilen 1000 m2’lik bölümünün … arazisi niteliğiyle davacılar adlarına tapuya tesciline, Ek 1’de (2-3-4) no ile gösterilen bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Kural olarak; kadastro davalarında husumetin tespit malikine yöneltilerek açılması gerekir. Husumet davanın görülebilme koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınmalıdır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım … ise orman genel müdürlüğüne ait olduğundan ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, bu tür davalarda husumet Orman Yönetimi ile birlikte Hazineye de yöneltilmelidir. O halde; mahkemece Hazine davadan haberdar edilerek taraf teşkili sağlanmalı, iddiaları sorulup gösterecekleri delilleri toplanmalı ve ondan sonra işin esası hakkında hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de; … bilirkişi krokisinde dava konusu parselin hangi bölümünün davacılar adına tescil edileceği ölçekli olarak gösterilmeyerek kararın infazı sırasında tereddüt yaratılmış olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara iadesine 22.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.