YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7986
KARAR NO : 2023/1190
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, Nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, Nitelikli kasten öldürmeye yardım etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci maddesi fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/1469 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
1. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri, eksik incelemeye, sübuta ve azmettirme koşullarının bulunmadığına ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, haksız tahrikin varlığına ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, eksik incelemeye ve sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 21.25 sıralarında, İstanbul ili Kağıthane ilçesi Telsizler mahallesi …..,caddesi ile …..,sokak kesişiminde kahvehane önünde köşe başında inceleme dışı sanık …, sanıklar ….., ve … ile maktul …’in ayakta konuştukları sırada, sanık …’nin Talatpaşa caddesine açılan ….., sokaktan gelerek silahıyla maktul …’e doğru ateş ettiği, maktulün yolun karşısına geçerek kaçmaya çalıştığı ancak sanığın peşinden ateş etmeyi sürdüğü, sonrasında Budak sokağa dönüp merdivenlerden indiği ve farları açık, çalışır halde kendisini bekleyen plakası tespit edilemeyen araca binerek kaçtığı olay sonucunda, maktul …’e sırt, sol uyluk arka yüz ve sağ poplitea lateralde olmak üzere 3 adet ateşli silah mermisinin isabet ettiği, sırt bölgesine isabet ile meydana gelen ateşli silah yaralanmasının müstakilen öldürücü mahiyette bulunduğu, diğer yaralanmaların müstakilen öldürücü nitelikte bulunmadığı sonuç olarak maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı kot ve vertabra kırıkları ile birlikte iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle öldüğü, eylemin bu şekilde işlendiği sübuta ermiştir.
2. Sanıkların yüklenen suçları tevil yoluyla ikrar ettikleri görülmüştür. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme tutanağı, olay tutanakları, Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 16.08.2018 tarihli otopsi raporu, İstanbul KPL Müdürlüğünün 26.07.2018 tarih ve İST-BLS-18-11503 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, İstanbul KPL Müdürlüğünün 30.07.2018 tarih ve İST-KİM-18-30242 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, olay yeri görüntüleri, görüntü cd’leri ve izleme tutanakları, 26.12.2019 tarihli keşif tutanağı, 11.09.2019 tarihli Bilirkişi raporu, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/237 Esas sayılı dosyası dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ise de; sanıklar …,…..,….., ve….., hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü ile sanık …’ın aradaki husumetten dolayı maktulü öldürtmeye karar verdiği, kendisiyle iletişime geçmeyeceğini bildiğinden, … aracılığıyla görüşmeye ikna ettiği, …’in maktulü olay sonrası sanık …’nin de kolaylıkla kaçabileceği olay yerine getirdiği ve sanık …’nin …’un azmettirmesiyle fiili işlediği sabit kabul edilerek, eylemin tasarlanarak işlendiği, sanık …’in maktulü olay yerine getirmek suretiyle fiilin icrasına yardımda bulunduğunun sabit olduğu kabulü ile sanık …’nin nitelikli kasten öldürme, sanık …’ın nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, sanık …’in ise nitelikli kasten öldürmeye yardım suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğname yönünden; Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’ın aldığı öldürme kararının şarta bağlı olmadığı, zira maktulün sanık aleyhine beyanda bulunduğu … 2. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının suç tarihinden önce hükme bağlandığı öldürme fiilinin icrası için gerekli ön hazırlık ve planlamanın olay öncesi yapılıp tedbirlerin alındığı, bu bağlamda sanık … aracılığı ile maktulle buluşma ayarlandıktan sonra sanık …’nin olay yerine silahlı bir şekilde gelmesi, önceden alınan karar dahilinde maktule ateş etmesi ve ara sokakta çalışır vaziyette bekleyen araca binerek kaçtığının anlaşılması neticesinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Sanık … ve müdafiinin eksik incelemeye, sübuta ve azmettirme koşullarının bulunmadığına, sanık … müdafiininin sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, sanık … müdafiinin eksik incelemeye ve sübuta yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık … ile maktul arasında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/237 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu üzere husumet bulunduğu, dava dosyası incelendiğinde … ilinde meydana gelen silahlı saldırı olayına müdahale eden sivil giyimli polislerden kaçan sanık …’ın polise ateş etmesi nedeniyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/237 Esas sayılı dosyası ile kamu görevlisine karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığı, sanık …’ın bu kişinin polis olduğunu bilmediği yönünde savunmada bulunduğu, maktul …’in ise bu olayla ilgili kolluk ifadesinde kendilerini kovalayan kişilerin; “Dur polis!” diye bağırdığı yönünde beyanda bulunduğu, sanık …’in kolluk ifadesinde …’deki olay yüzünden … ile Salih’in mahkeme boyunca birbirleriyle küs oldukları yönündeki beyanı değerlendirildiğinde olay günü tanık Mikail’in de görgüsü ile tespit edildiği üzere sanıkların maktulü bu durumu konuşmak üzere olay yerine çağırdıkları, sanık …’in 07.07.2018-09.07.2018 tarihleri arasında sanık … ile toplam 26 adet arama-aranma şeklinde görüşmelerinin bulunduğu, olay günü sanık …’in saat 20.17 de sanık … ile telefon görüşmesi yaptığı, ardından 20.21 de maktulü aradığı, sonrasında 20.26 da tekrar sanık … ile görüştüğü, sanık …’ın telefonunun tamirde olduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, buna göre sanık …’ın arada oluşan husumetten dolayı öldürtmeye karar verdiği, maktulün başına kötü şeyler gelmesinden endişe ederek kendisiyle iletişime geçmeyeceğini bildiğinden, … aracılığıyla görüşmeye ikna ettiği, …’in organizasyon kapsamında maktulü olay sonrası sanık …’nin de kolaylıkla kaçabileceği olay yerine getirdiği ve sanık …’nin, …’un azmettirmesiyle fiili işlediği sabit kabul edilen eylemin tasarlanarak işlendiği, sanık …’in maktulü ikna ederek olay yerine getirmek suretiyle fiilin icrasına yardımda bulunduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu eksik incelemeye rastlanmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/1469 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık …
müdafii, sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanıklardan …, ve …’ın … 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen bir davada polis memurunu öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandıkları, …’ın ceza aldığı maktulün … aleyhine verdiği ifade nedeniyle ikisi arasında husumet bulunduğu, …’ın maktule ifadesini değiştirmesi için defalarca haber gönderdiği ancak maktulun kabul etmediği, ortak arkadaşları sanık … aracılığı ile haber göndererek maktul ile oturup konuşmak istediğini bildirdiği, maktulün de bu teklifi kabul ettiği, maktulün evine yakın bir yerde buluşmaya karar verdikleri, maktulün motorsiklet ile olay yerine geldiği, maktulün kardeşi Mikail’in de yaya olarak olay yerine geldiği, abisinin sanıklarla ayak üstü konuştuğunu görerek yanlarına gittiği ancak maktulün kardeşine uzaklaşmasını söylediği, …..,’in bu kez 15-20 adım yakındaki bir pasaj girişinde durup onları izlediği, sanıkların maktule “polis vurduğumuzu söyleme söylersen bizi yakarsın” dediği, maktulün ise; “Kardeşim polisi vurduğunuzu söylerim.” diye cevap verdiği, sanıkların; “söylersen seni öldürürüz!” diye tehdit etmelerine rağmen maktulün geri adım atmadığı, maktulü ikna edemeyeceğini anlayan sanık …’ın yakın bir yerde saklanan sanık …’a; “Vur!” diye bağırması üzerine sanık …’ın saklandığı yerden çıkarak maktulün yanına hızlıca geldiği ve hiçbir şey demeden elindeki silahla maktule ateş ederek öldürdüğü olayda sayın çoğunluk tasarlamanın koşullarının oluştuğuna hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz şöyle ki; sanıkların amacı maktulün ifadesini değiştirmesidir. Nitekim daha önce taraflar arasında bu konuda defalarca görüşmeler geçmiştir. Sanık … son bir
kez maktul ile yüz yüze görüşüp onu bu konuda ikna etmek olmazsa öldürmeye karar vermiştir. Tasarlamadan söz edebilmek için suç işleme kararının şarta bağlı olmaması gerekir. Dairemizin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Somut olayda ise öldürme kararı şarta bağlı olarak alınmıştır. Şart ise maktulün ifadesinden dönmeyi kabul etmesidir. Tanık olarak dinlenen maktulün kardeşi Mikail bu hususu doğrulamıştır. Sanıklar gerek olaydan önce ve gerekse olay yerinde maktul ile konuşarak bu konuda ikna etmeye çalışmışlardır. Maktulün başkaca öldürülme nedeni de yoktur. Maktulün ikna olmaması üzerine öldürüldüğü sabittir. Sanıkların maktulü öldürmeyi tasarladıkları kabul edildiğinde evinin önünde pusu kurarak rahatlıkla öldürme imkanı varken kalabalık bir yere çağırıp öldürmeden önce uzun uzun ikna etmeye çalışmalarının bir izahı yoktur. Bu nedenlerle olayda tasarlamanın koşulları oluşmadığından sanıkların TCK’nın 81/1. maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.
Muhalif Başkan Muhalif Üye
… …