YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3294
KARAR NO : 2023/4163
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/423 E., 2022/546 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ
A. Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2015 tarihli ve 2012/186 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile sanığın bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2015 tarihli ve 2012/186 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.07.2020 tarihli ve 2019/6610 Esas, 2020/2830 Karar sayılı kararı ile;
“1 -Suç konusu çayların analiz sonuçlarına göre, “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş” gıda maddeleri niteliğinde olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan da rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Her ne kadar iddianamede sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanunun üçüncü maddesinin beşinci fıkrasıyla 5237 sayılı Kanun’un 186 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kurallarının uygulanması ile aynı Kanuun 186 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılması gerektiği belirtilmiş ise de; olayda TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kurallarının uygulama alanı bulunmadığından, kaçak çayları isimlerini bilmediği kişilerden satın alarak, Metro Kargo firması ile, satması için …’da ikamet eden Abdullah İnan’a gönderen sanığa 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan da hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2020/423 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan beraatine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kolluk görevlilerince kargo firmasına ait aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada sevk faturası ve irsaliyesi bulunmayan, sanığın göndericisi olduğu yaklaşık 680 kg çayın ele geçirildiği olayda; ellerinde önleme araması kararı bulunan kolluğun Cumhuriyet Savcısı veya Hakim kararı olmadan bir çeşit özel posta aracı olan kargo aracının mührünü kırarak, gönderilerden şüpheli gördüğü bir paketi Cumhuriyet Savcısının nezareti olmadan açtığı, söz konusu çayın 5271 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesine aykırı olarak ele geçirildiği, hukuka aykırı olarak elde edilen delilin ve sanığın ikrarının tek başlarına hükme esas alınamayacağı, sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı gereğince 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilerek yargılamaya devam olunmuşsa da; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu nedeniyle sorgusunun yapıldığı 30.01.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2020/423 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.