Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15619 E. 2023/2936 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15619
KARAR NO : 2023/2936
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
KARAR : Direnme

Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/227 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/6665 Esas, 2021/13313 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;

Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde

yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında katılan …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Bu kararın katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2018 tarihli ve 2018/2332 Esas, 2018/3888 Karar sayılı ilâmı ile;
“6284 sayılı Kanun gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda yargılama yapılması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2018/410 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında katılan …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

4. Bu kararın katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/6665 Esas, 2021/13313 Karar sayılı ilâmı ile;
“a) Somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince tasarlama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
b) Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/227 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında tasarlama nitelikli hali uygulanarak ve katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyerek sanık … hakkında katılan …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğnamedeki, tasarlama nitelikli halinin uygulanmaması ve katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozma görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan ceza tayin edildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, verilen cezanın yetersiz olduğuna ve kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Katılan …’ın kızı … ile sanık …’ın Facebook üzerinden tanışıp bir süre arkadaşlık ettikleri ancak; …’in ayrılmak istemesini sanığın kabullenmediği, olay tarihinden önce sanığın çeşitli yollarla birden fazla kez … ve ailesini tehdit ettiği, olaydan bir gün önce, daha önceden temin ettiği av tüfeği ile Alaca ilçesinden Çorum’a geldiği, ertesi gün yanına tüfeği de alarak sabah saatlerinde …’in ailesi ile birlikte yaşadığı evin önüne gelip servise binmeden önce onunla konuşmak istediği, …’in kabul etmemesi üzerine çıkan tartışmada silahla tehdit edip darp etmek suretiyle yaraladığı, daha sonra okul servisinin gelmesini fırsat bilen …’in sanıktan kurtularak servise bindiği ve babasını arayarak olanları haber verdiği, …’in servise binmesinin hemen ardından apartman kapısının açık olması nedeniyle sanığın elindeki tüfekle binaya girdiği, olayın meydana geldiği katılan ve ailesinin ikâmet ettiği evin kapı ziline basmadan dış kapısına sert bir tekme atarak kırmak suretiyle evin içerisine girdiği ve hiçbir şey söylemeden tüfeği katılan …’ın kafasına doğrultarak bir el ateş ettiği, katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, yüzünde sabit ize, hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına, duyularından veya organlardan birisinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın bu şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, sanığın eylemini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararında sebat ve ısrar göstermesi, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, oysa somut olayda sanığın, katılan …’a karşı önceden aldığı karar doğrultusunda silahla tehdit ve basit yaralama eylemlerini gerçekleştirdikten sonra, elindeki tüfekle doğrudan yukarı çıkarak katılan …’ın bulunduğu ikâmetin kapısını sert bir tekme atarak kırmak suretiyle içeriye girdiği ve hiçbir şey söylemeden bitişik atış mesafesinden kafasını hedef alıp av tüfeğiyle bir el ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, sanığın, katılan …’ı öldürme kararını ne zaman aldığının ve şarta bağlı olup olmadığının kesin şekilde tespit edilemediği, oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın, katılan …’a karşı olan öfkesi devam etmekte iken katılan …’ı öldürme kararını verdiğinin ve eylemini gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tasarlama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/227 Esas, 2022/47 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/6665 Esas, 2021/13313 Karar sayılı bozma kararının, üyeler … ve …’ın tasarlamanın gerçekleştiği için ilk derece mahkemesinin direnme kararının onanması gerektiği gerekçesi ile oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Sanık ile mağdur …’in internette tanışıp arkadaş oldukları ve aralarında gönül ilişkisi meydana geldiği, aradan bir süre sonra mağdurun bu ilişkiyi sonlandırıp sanık ile görüşmeyi bıraktığı, sanığın ise ilişkiyi devam ettirmek istediği ancak olumlu karşılık alamayınca mağduru, annesini ve babasını öldürmeye karar verdiği ve önceden temin ettiği tüfekle mağdurların yaşadığı şehre geldiği, arkadaşının evinde kaldığı ancak arkadaşının silahı görüp engel olmaması için silahı başka yerde sakladığı, olay günü silahı bulunduğu yerden alarak ve av bayisinden fişek almak suretiyle erkenden mağdurun evinin önüne gelerek beklemeye başladığı, bir süre sonra mağdurun evden çıktığını görmesi üzerine mağdurun elinden tutarak eve çıkmaya zorladığı ancak servisin gelmesi üzerine mağdurun sanığın elinden kurtulup kaçarak servise bindiği, sanığın bu kez kendi başına yukarı çıkarak daire kapısını kırıp eve girdiği ve karşılaştığı mağdur …’ın kafasına bir el ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda sanığın eylemi tasarlayarak işlemediği hususunda Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Sanığın dosyada bulunan mesajlarından mağdur … ile annesi ve babasını öldürmeye çok önceden karar verdiği, mesajlarda buna ilişkin kararını açıkça belirttiği, olayda kullandığı silahı önceden temin

ederek hazırlık yaptığı bir gün önce ikâmet ettiği şehirden mağdurların yaşadığı şehre gelip burada kalarak kararında sebat gösterdiği ve olay günü planladığı şekilde eylemini icra ettiğinin anlaşıldığı, sayın çoğunluk olayda şarta bağlı olarak karar alınıp alınmadığının anlaşılmadığını belirtmiş ise de sanığın mağdur … ile barışmak istediği ancak bu şartın kesin olarak gerçekleşmeyeceğinin çok önceden gerek mağdur ve gerekse ailesi tarafından bildirildiği bunun üzerine sanığın öldürme kararını aldığı, sanığın yaptığı hazırlıklar ve olay yerine geliş biçimi ile olay sırasındaki davranışlarından oraya konuşmak ya da barışmak amacıyla değil tasarladığı öldürme fiilini gerçekleştirmek için geldiğinin anlaşıldığı, mağdur …’i zorla eve çıkarmaya çalışması (evde üçünü birlikte öldürmek amacıyla) kapıyı kırarak içeri girmesi ve hiçbir şey söylemeden doğrudan mağdur …’ın kafasına nişan alıp ateş etmesi sanığın olay yerine geliş amacını ortaya koyduğundan olayda tasarlamanın tüm unsurları ile gerçekleştiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.