YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14506
KARAR NO : 2007/17047
KARAR TARİHİ : 27.12.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2005 gün ve 2005/6805-9238 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman bilirkişilerin çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdit haritası üzerinde gösterdikleri, kesinleşen 1976 yılına ilişkin orman tahdit hattına göre göstermedikleri anlaşılmakla, yeniden uzman bilirkişiler ile tahdit haritalarına göre, çekişmeli taşınmazın konumunun belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz. niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2000 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın yörede 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında (A) harfli 724.09 m2’lik bölümünün orman sınırları içinde kaldığı, (B) harfli 1284.27 m2’lik bölümün ise orman sınırları dışında kaldığını, 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman kadastro çalışmasında ise tamamının orman sınırları içinde gösterildiğini, 1958 tarihli memleket haritasında ise açık alanda kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek her iki orman tahdit haritasına göre çekişmeli taşınmazın konumunu göstermişlerdir.
Kural olarak, bir yerde kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunması halinde çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususundaki uyuşmazlık kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması ile çözümlenir. Olayda uzman orman ve fenni bilirkişiler çekişmeli taşınmazın yörede 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasına göre konumunu belirlemişler, taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı saptanmış ve buna ilişkin uygulamayı da göstermişlerdir. O halde, mahkemece uzman bilirkişi raporunda kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı açıklanan çekişmeli taşınmazın (a) harfli 724.08 m2’lik bölümüne ilişkin olarak davanın kabulü ve bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, uzman bilirkişi raporunun sonuç bölümünde çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu şeklindeki rapor içeriği ile çelişen açıklamaya itibar edilerek davanın tamamen reddi yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç :Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.