Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/3997 E. 2023/1145 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3997
KARAR NO : 2023/1145
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İhmali davranışla öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2018 tarihli ve 2016/415 Esas, 2018/234 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık …’nin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine,

b) Suça sürüklenen çocuk …’nin ihmali davranışla öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi delaletiyle 83 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

c) Sanık … hakkında ihmali davranışla öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi delaletiyle 83 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

d) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında eylemin suç delillerini gizleme, yok etme suçunu oluşturduğu kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 281 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.02.20219 tarihli ve 2018/2055 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan bakanlık vekili, sanık … müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın sanıklar Hayri ve Gülşah ile suça sürüklenen çocuk …’nin beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan bakanlığın temyiz sebepleri; …..,……,ve……, hakkında verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna, atılı suçlardan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk … ile …’in sevgili olup, cinsel birliktelik yaşadıkları, bu süreçte …..,nin hamile kaldığı, bu durumun farkında olmadığı, olay tarihinde rahatsızlanması ile banyoya girdiğinde doğumun başladığını fark ettiği, bebeğin başının vajinal bölgeden geldiğini gördüğü, annesi sanık …’a seslendiği, makas ve poşet istediği, doğumun banyoda gerçekleştiği, … ve ……’ın bebeğin göbek bağını kestikleri, bebeğin ağladığı, ses çıkardığı, bebeği poşete koydukları, …’nin poşeti mahallede bir kenara bırakıp sevgilisi …’e haber verdiği, …’in sanık …..,’in sevk idaresindeki taksi ile mahalleye gelerek poşeti bırakılan yerden alıp önce bir depoya bıraktığı, ertesi gün bıraktığı yerden alarak ……, nehrine attığı, bebeğin bulunamadığı, sanık … ile kızı suça sürüklenen çocuk …’nin kasten öldürme suçunu işledikleri kanaatiyle mahkûmiyetlerine, Hayri hakkında delil bulunmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi’nin “bebeğin gelişim düzeyinin bilinemediği, canlı doğup
doğmadığının anlaşılamadığı, ölüm sebebinin belirlenemediği” şeklindeki raporu, hastane evrakları, sanık … suça sürüklenen çocuk savunmaları, tanık beyanları, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanıklar Hayri ve Gülşah ile suça sürüklenen çocuk …’nin üzerlerine atılı suçların sabit olmadığı kanaatiyle atılı suçlamalardan delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İlk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan kurum vekilinin 06.09.2018 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin sanıklar , …, …., ve suça sürüklenen çocuk … hakkında yapıldığı ve süre tutum niteliğinde olduğu, 13.09.2018 tarihli ikinci dilekçenin gerekçeli dilekçe niteliğinde olup, başlıkta sanıklar …..,, …,…., ve suça sürüklenen çocuk … aleyhine başvuru yapıldığının belirtildiği, içerikte sanıklardan ……’nin beraatinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf sebeplerine yer verildiği anlaşılmakla; sanıklardan … aleyhine katılan bakanlık vekilinin her iki istinaf başvuru dilekçesinde istinaf istemi bulunduğu halde, istinaf mercii tarafından sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden karar verilmediği, bu hususta Yargıtay bozma ilâmı sonrası karar verilebileceği anlaşılmakla bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yönünden;
a. 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu ilkenin istisnası, aynı Kanun’un “Hukuka kesin aykırılık halleri” başlıklı 289 uncu maddesidir.

b. Temyiz yolunda incelemeye konu hükümde 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinde belirtilen nedenlerden herhangi birinin tespit edilmesi durumunda, bu husus temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmemiş olsa dahi hukuka kesin aykırılık hâline dayandığı belirlenen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

c. 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde; “Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması.” şeklinde belirtilen düzenleme, hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında yer alıp Yargıtayın temyiz incelemesi sırasında, öne sürülen temyiz sebeplerinden bağımsız olarak, kendiliğinden göz önünde bulundurması gereken hususlardan biridir.

d. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge

Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeni hükümler kurulmuş dayanak düzenleme olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gösterilmiştir.

e. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılması, tarafların duruşmaya çağrılmaları ve Mahkemece dinlenilmeleri neticesinde elde edilen delillerin değerlendirilmesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.

f. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan duruşma açılmadan karar verilmiş olması nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/2055 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararına yönelik katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 gününde karar verildi.