YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5754
KARAR NO : 2007/9020
KARAR TARİHİ : 27.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21/11/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … ve … … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26/06/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … … geldi, karşı taraftan … vekili Av. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü 401 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 401 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalıların taşınmaza elatması bulunmadığından elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … ve … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ile şerhin iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 05/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli 401 sayılı parselin, … Köyünde 1968 yılında yapılan tapulama sırasında tarla niteliğinde ve 4753 Sayılı Yasaya göre oluşan tapuya dayanarak gerçek kişi adına tesbit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 401 sayılı parsel sayılı taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu, 1951 yılında … tefrik komisyonu tarafından makiye ayrılıp, 4753 Sayılı Yasaya göre tevzi tapusu oluşturulduğu 05/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulamasında ise orman niteliğini yitirdiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bilirkişi tarafından yapılan incelemede, taşınmazın % 12 – 14 eğimli muhafaza makisi niteliğinde bulunduğu, hala eylemli orman olduğu, 22/03/1996 tarih ve 5/1 Sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı gereğince özel yasa hükümlerine göre oluşturulan tapulara değer verilebilirse de, anılan İnançları Birleştirme Kararının orman niteliğini koruyan makilik alanlarına uygulama yeri bulunmadığı, 4753 ve 5618 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasında da ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, muhataza makisi niteliğinde halen eylemli Devlet Ormanı olan taşınmazın tevziinin söz konusu olamayacağı, dolayısıyla … kavramına girmeyen taşınmazlar hakkında yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan makiye ayırma işleminin yok hükmünde olacağından, 22/03/1996 gün ve 1996/5-18 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının uygulama yeri bulunmadığı, Dairemizin kararlılık kazanan içtihatları olduğu gibi 1. Hukuk Dairesinin 14/10/1999 gün ve 1999/7693-9956 ve 27/03/203 gün ve 2003/2866-3623 sayılı kararları ile de aynı görüşlerin kabul edildiğinden, tevzii tapusuna da değer verilmesinin olanaklı bulunmadığı, tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, yasaların derhal yürürlüğe girme kuralı ve kamu düzeni nedeniyle devam eden uyuşmazlıklara ve tamamlanmamış hukuki durumlara da uygulanacağı davacı – davalı gerçek kişinin dava konusu parseli tevzi tarihinden beri hiç bir zaman kullanmayıp, makiye ayrılmayan ve tevzi tapusunda bulunmayan, halen kesinleşen … Devlet Ormanı içinde bulunan ve 400 ve 401 sayılı parsellerin doğu tarafında kalan ve dört tarafı Devlet Ormanı ile çevrili banka bir yeri kullandığı o yerler hakkında Orman Yönetiminin davalının elatmasının önlenmesi davası açabileceği gözetilerek, halen eylemli orman olan parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.