YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8122
KARAR NO : 2006/10214
KARAR TARİHİ : 06.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 138 ada 18 parsel sayılı 17 hektar 7622.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, çekişmeli taşınmazın Mayıs 1959 tarih 11 nolu tapu kaydı içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) harfli 7352 m2’lik bölümünün davacı adına, (A1) ve (A2) harfli 1310.81 ve 15.768.98 m2’lik bölümlerinin ise, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün % 60-70, bir bölümünün ise, % 8-10 meyilli olduğunu, yörede 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılarak kesinleşmeyen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde bırakıldığını, resmi belgelerde (A1) ve (A2) harfli 1310.81 m2 ve 15.768.98 m2’lik bölümlerin ormanlık alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, (B) harfli 7352 m2’lik bölümünün ise, açık alanda orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın resmi belgelerdeki ve orman tahdit haritası üzerindeki konumunu işaretlemişlerdir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz orman tahdit haritası üzerinde tüm yönlerden ormanlık alan ile çevrili alan içinde işaretlenmiş ise de kadastro paftasında çekişmeli taşınmazın gerçek kişiler adına tesbit edilen taşınmazlara hudut olduğu belirlenerek, taşınmazın tahdit haritası üzerindeki konumu ile kadastro paftası üzerindeki konumu arasında farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı gerçek kişi tapu kaydına dayanarak bu davayı açtığı halde, mahkeme gerekçede tapu kaydı hiç tartışılmadığı gibi tapu kaydı da ilk tesisinden itibaren dosyaya getirterek yerel bilirkişi ve tanıklar marifeti ile de mahalline uygulamamıştır.
Bu nedenle; çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususundaki uyuşmazlığın orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle davacının dayandığı Mayıs 1959 tarih 11 nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilmeli, bu tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, çekişmeli taşınmaz komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının örnekleri ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita ve orman tahdit haritası komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, davacının dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişi ve tanıklar marifeti ile mahalline uygulanmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, deliller toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.