Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15527 E. 2008/18506 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15527
KARAR NO : 2008/18506
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 385 ada 10 ve 28 parsel sayılı 135.02 m2 ve 271.81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle …’ın atalarından geldiği ve zilyetliğinde olduğu; ancak, sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespitin iptaline ve çekişmeli taşınmazların adına tesciline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, çekişmeli 385 ada 10 sayılı parselin tespitinin iptali ile davacı … adına, aynı ada 28 sayılı parselin ise tespit gibi 1. derece doğal sit alanı olarak Hazine adına tapuya tesciline, parsellerin beyanlar hanesine 1. derece doğal sit alanı olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararların 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşen, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu 385 ada 10 sayılı parselin orman sınırları dışında bırakıldığı gibi öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 385 ada 28 sayılı parselin ise yörede seri bazda yapılan orman kadastrosunda niteliğinin araştırılmadığı, yüksek eğimli, toprağı orman toprağı niteliğinde üzerinde orman bitki örtüsü bulunan ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı belirlenerek mahkemece davacı gerçek kişinin 385 ada 10 sayılı parsele yönelik davasının kabulüne, 28 sayılı parsele yönelik davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 385 ara 28 sayılı parselin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından ve 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin
-2-
2008/15527 – 18506

26/2. Maddesi hükmü gereği taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararı da gözönünde bulundurulduğunda tamamen orman niteliğinde bulunan 385 ada 25 sayılı parselin bu niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken niteliği de belirtilmeden Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “tespitin iptali ile davalı Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi hükümden çıkartılarak bunun yerine “orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesi yazılmak suretiyle hükmün bu düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/12/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.