YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15145
KARAR NO : 2006/16895
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 49 parsel sayılı 74.360 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1953 tarih 147 ve … 1943 tarih 129 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanarak … niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar adlarına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca resen yapılan inceleme ve uygulama sonucunda 104 ada 49 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının, batı sınırlarında bulunan “mera”nın orman parseli içinde kaldığından tapu kayıtlarının miktarlarına değer verilerek 34.400 m2 yüzölçümüyle 104 ada 49 parsel olarak … Tek mirasçıları adlarına, tapu kayıtlarının miktar fazlası da 104 ada 110 parsel numarası ile 39.960 m2 yüzölçümlü olarak mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Davacılar, … 1943 tarih 129 sıra numaralı tapu kaydının 175 nolu krokisinin bulunduğu, 175 nolu krokinin de çekişmeli 104 ada 110 parsel ile dava dışı 104 ada 49 parseli kapsadığı, çekişmeli yerin mera olmadığı, 104 ada 49 parsel ile birlikte bir bütün olarak zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Davanın devamı sırasında Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya harçlı katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın komisyon kararının iptal edilerek … niteliği ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman raporunda; çekişmeli taşınmazın tarihleri belirtilmeyen memleket haritası ve … fotoğraflarında yeşile … alanların dışında mera arazi niteliğindeki alanda gözüktüğü, taşınmazın üzerinde ormana özgü bulgu olmadığı, orman sayılmayan yerler olduğu açıklanmakla birlikte, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine … bilirkişi … …, K.T.Ü. öğretim üyelerinden oluşturulan 3 kişilik orman bilirkişi kurulu tarafından ortak düzenlenen rapor ekindeki aplikeli memleket haritasında davalı yerin büyük bölümü yeşil renkli alanda işaretlenmiştir. Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise taşınmazın üzerinde kızılağaçların bulunduğu açıklanmıştır. Dosyadaki tüm raporlar birbiri ile çelişkili olup, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur.Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Diğer taraftan davacı kişiler 175 nolu iskan haritasına tutunarak dava açtıkları halde … bilirkişi tarafından 175 nolu harita ile çekişmeli taşınmazın kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek bir biri üzerine çakıştırılmak suretiyle zemine aplike edilmemiş dayanak haritanın davaya konu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı yöntemince belirlenmemiştir.
-2- 2006/15145-16895
O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği, çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan … bilirkişi raporunun ekindeki koordinatlı krokisinin ölçeğine, yine koordinatlı krokinin ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmaz mahkeme hakimince gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı , böylelikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak tespit edilmelidir.
Yukarıda yapılan araştırma ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde dava dışı 49 parsel sayılı taşınmaza uygulanan iskan yoluyla oluşan tapu kayıtlarının haritası olduğu davacı kişiler tarafından ileri sürülen 175 nolu harita yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro … bilirkişi marifetiyle dava konusu taşınmazın kadastro paftasıyla birlikte çakıştırılmak suretiyle zemine ablike edilmeli; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesine göre, “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın 175 nolu haritanın kapsamında kalıp kalmadığı, haritanın fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri ortak krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı;taşınmazın dayanak haritanın kısmen veya tamamen kapsamı dışında kalması halinde, taşınmaz, dava dışı 104 ada 49 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olduğundan ve kuzey sınırında da eylemli olarak 104 ada 100 sayılı orman parseli bulunduğundan çekişmeli taşınmazın sınırdaki ormandan açıldığı gözetilmeli, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme, uygulama ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle katılan davacı … ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04.12.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.