Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16914 E. 2008/19097 K. 30.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16914
KARAR NO : 2008/19097
KARAR TARİHİ : 30.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/04/2003 gün ve 2003/2193 – 3166 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 334, 335 ve 381 sayılı parseller hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunun taşınmazın orman olup olmadığını açıklamakta yetersiz olduğu, orjinal renkleri içermediğine elle boyandığı, kadastro paftası ile çakıştırılmadığı, komşu parsellerle denetim yapılmadığı, bu nedenle yeniden araştırma ve inceleme yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı mahkemenin 2004/4-23K sayılı dosyasında da hükme esas alınan uzman bilirkişi … Güner tarafından hazırlanan raporlarda çekişmeli taşınmazların eğiminin % 30-40 olduğu, taşınmazların halen fındıklık , çaylık niteliğinde olduğu, 1971 tarihli memleket haritası ve 1969 tarihli … fotoğrafında da açık alanda ya da çaylık, fındıklık niteliğindeki yeşil alanda kaldığı açıklanarak resmi belgelerde taşınmazın konumu işaretlenmiştir. Ancak uzman orman bilirkişinin çekişmeli taşınmazları ada bazında uygulama yapmadan memleket haritasında her bir davalı parseli tek tek işaretlemek sureti ile göstermesi ve işaretlediği yerlerde yapraklı ağaç rumuzlarının bulunduğunun görülmesi üzerine dairenin 09.07.2008 günlü iade kararı ile ek rapor hazırlattırlmış, hazırlanan ekraporda taşınmazlar üzerinde 25-30 yaşlarında fındık ağaçları bulunduğu,kapalılık oluşturacak orman ağacı bulunmadığı, sınırlarda emekle yetiştirilmiş 30-60 yaşlarında kızılağaçlar olduğu, Memleket haritasındaki yapraklı ağaç işaretinin bu kızılağaçlardan ve yaşlı meyva ağaçlarından kaynaklandığı açıklanmıştır. Orman Bilirkişi tarafından kızılağaçların kapalılık oluşturmadığı belirtilmekle yetinilmiş, ağaçların taşınmazdaki, dağılımı, sayısı açıklanmamış, mahkemece bu konularda ziraat uzmanı da dinlenmemiştir. Taşınmazlar orman sayılmayan yerler olarak
-2-
2008/16914-19097
nitelendirilmişse de, resmi belgelerdeki rumuzlar göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılmadığı, kızılağaçların orman ağacı olduğunun düşünülmediği,fındıklık olarak kulanılmadan önce taşınmazda ne gibi bir tarımsal faaliyet yapıldığının açıklanmadığı, taşınmazların genel olarak eğimlerinin yüksek olduğu ve … muhafaza özeliği taşıdıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca çekişmeli 463 parsele komşu olan 462 parsel sayılı taşınmazın mahkemenin 1997/223 sayılı dosyasında orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiği, yine komşu 464 parselde orman yönetiminin açtığı davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi raporunun yetersiz olması nedeniyle hükmün 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2007 gün 16484-16298 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle çekişmeli 463, 334,335,381 parsel numaralı taşınmazlarla,bunlara komşu olan 464 parselin (halen davalı ise) aynı gün keşfinin yapılması gerektiği düşünülmeli, evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir … elemanı huzuruyla yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı çekişmeli taşınmaz ile çevredeki komşu taşınmazlardaki araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin ada bazında bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmaz üzerinde varsa ağaçların cinsleri ,yaşları dağılımları , fındıklık olmadan önce taşınmazın ne olarak kullanıldığı hususunda uzman ziraat bilirkişisinden rapor alınmalı, fenni bilirkişiden ağaçların dağılımlarını gösteren kroki düzenlemesi istenmeli, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde ada bazında birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, uygulama yapılmalı memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek işaret ettirilmeli, memleket haritası üzerindeki rumuzlar ve taşınmazların eylemli durumları değerlendirilmeli, keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye elverişli birleşik haritalı rapor alınmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.