YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2044
KARAR NO : 2007/9017
KARAR TARİHİ : 01.06.2007
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazası, sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı tarafından yargılama sırasında yapılan ödemeler nedeniyle davacının maddi zararı karşılanmış olmakla, ceza davasında taraflar maddi ve manevi tazminat konusunda anlaşarak davacı şikayetinden vaz geçtiğinden maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nun 89/5. maddesinde suçun bilinçli taksirle işlenmesi dışında taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, C.M.U.K.’nun 253/1. maddesinde taksirle yaralama halinde şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağı, anılan maddenin 19. bendinde uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, şüphelinin edinimi yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesinin 9.6.1932 tarihli 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetine haiz belgelerden sayılacağı bildirilmiştir.
Somut olayda 21.10.2004 tarihinde bu tazminat davası açıldıktan sonra Ankara Asliye 19. Ceza Mahkemesinde açılmış bulunan ceza davasında davacı ile davalı 21.7.2005 tarihli protokol ile uzlaşmış, davacı vekili verdiği 28.7.2005 tarihli dilekçede maddi ve manevi tazminat konusunda anlaştıklarını beyan ederek şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş, yapılan protokolde de davalının davacıya maddi ve manevi zarar karşılığı 15.000.-YTL ödeme yapacağı, devam eden tazminat davasında çıkacak tazminat ödenenden fazla olsada davalının ibra edildiği, ödenen miktara dava masrafları ve avukatlık ücretinin dahil olduğu, protokolun imzalanmasından sonraki dava masraflarının davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır.
İş kazasının oluşundan sonra davacının maddi ve manevi zararının karşılığı ödenmekle inceleme konusu bu tazminat davasının açılmasına davalı sebebiyet vermiş, açılmış bulunan bu tazminat davası C.M.U.K.’nun 253/19. maddesindeki” uzlaşmanın sağlanması halinde açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağına” ilişkin açık yasa hükmü nedeniyle reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet veren davalı işveren avukatlık ücreti tüm yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür. Ancak protokoldeki,ödenen
15.000.-YTL paranın avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarını da kapsadığına ilişkin açık hüküm karşısında mahkemece davalının avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ise sorumlu tutulmamış olması doğru ise de davalı yararına avukatlık ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,1.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.