YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4164
KARAR NO : 2023/3347
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/301 E., 2016/32 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZA KONU KARAR : Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/1553 Esas, 2017/2245 Karar sayılı onama kararı
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/4163 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2016/1553 Esas, 2017/2245 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2023 tarihli ve KD 2022/123184 sayılı itirazı üzerine
yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında ;
1. İtiraza konu uyuşmazlık, sanığın … 3. Ağır ceza Mahkemesi’nin 28.01.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararına konu 11.05.2015 tarihli eylemi ile, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararına konu 29.12.2014, 17.03.2015 07.07.2015 tarihli eylemleri için 5237 Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
2. a. Sanığın her iki yargılamaya konu eylemleri arasında hukuki kesinti yoktur.
b. Elde edilen esrar maddesi olup netlik oranları birbirine çok yakındır.
c. Sanık tüm eylemlerde maddeyi temin eden durumunda olup, … ilinden maddelerin … ve … illerine gönderilmesini sağlayan durumundadır.
d. Sanığın suç kastını yenilediğine dair delil bulunmaması nedenleriyle sanık hakkında açılan iki kamu davasının birleştirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulaması ile mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulması gerektiği değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık … lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurularak hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında incelemeye konu başka sanıklardan 11.05.2015 tarihinde ele geçirilen 13 kg esrar maddesi ile ilgili yargılama aşamasında madde ambalajlarından parmak izi elde edilmesi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan 21.10.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü 54 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile sanığın 10 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve
Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/1553 Esas, 2017/2245 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı onanmıştır .
Ancak, itiraz üzerine yapılan incelemede sanığın itiraz dışı başka sanıklarla uyuşturucu madde ticareti suçu işlediğinden bahisle 29.12.2014 tarihinde 941100 gram esrar, 17.03.2015 tarihinde 99000 gram esrar, 07.07.2015 tarihinde 1060 gram esrar yakalanması eylemlerinden sorumlu tutularak 03.12.2015 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı ve … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/400 Karar sayılı hükmü ile 29.12.2014, 17.03.2015, 07.07.2015 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci bendi gereğince 30 yıl hapis 1.666.640,00 TL adi para cezasına hükmedildiği, bu karara karşı sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2016/610 Esas, 2017/588 Karar sayılı kararı ile … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci bendi gereğince 30 yıl hapis ve 500.000,00 TL adi para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.01.2019 tarihli ve 2018/1830 Esas, 2019/365 Karar sayılı ilamı ile temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, Dairemizin 11.04.2023 tarihli ve 2023/4163 Esas, 2023/3346 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile onama kararı kaldırılarak hükmün bozulduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2016/1553 Esas, 2017/2245 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Sanık hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında incelemeye konu 11.05.2015 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle 21.10.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, Dairemizin 2023/4163 Esas ve 2023/3346 Karar sayılı dosyasında ise sanık hakkında 29.12.2014, 17.03.2015 ve 07.07.2015 tarihlerinde
uyuşturucu madde ticareti yapma eylemleri nedeniyle 03.12.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davası sonucunda … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2016/610 Esas, 2017/588 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Dairemizin 17.01.2019 tarihli ve 2018/1830 Esas, 2019/365 Karar sayılı ilamı ile temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, Dairemizin 11.04.2023 tarihli ve 2023/4163 Esas, 2023/3346 Karar sayılı kararı ile itiraz üzerine onama kararı kaldırılarak hükmün bozulduğu anlaşılmakla, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihleri ile dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, ayrı suçlar ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.