Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5521 E. 2023/3462 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5521
KARAR NO : 2023/3462
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/162 E., 2022/293 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/264 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. … 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.04.2022 tarihli ve 2019/8151 Esas, 2022/4934 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Sanığın eyleminin tamamlanmış suç niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, teşebbüs hükümleri uygulanarak TCK’nın 35. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması,
2. Sanığın kimlik bilgilerini belirtmeksizin kardeşi Burhan’a gönderilmek üzere otobüs muavinine verdiği paketin ve içindeki uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada, söz konusu paket ve uyuşturucu maddenin kendisi tarafından verildiğine ilişkin ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci

maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
4. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin (a) fıkrasının sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… isimli bir şahsın … ilinden …’e …Turizme ait otobüs ile uyuşturucu madde göndereceğine dair bilgilere istinaden yapılan çalışmalarda; kolluk görevlilerince suç tarihinde … Şehirlerarası Otobüs Terminaline gidildiği, …Turizme ait otobüsün muavini olan tanık…’a kendisine poşet veren bir şahıs olup olmadığının sorulması üzerine, şahsın görevlilere 5-10 dakika önce bir şahsın geldiğini, …’de bulunan annesine şeker ilaçları olan poşeti göndereceğini söylediğini, ilaçların bozulmaması için buzdolabına koymasını istediğini beyan etmesi üzerine poşette yapılan kontrolde; 21 adet suboxone tablet, net 0,12 gram eroin, 3 adet enjektör ile buz saklama kabı ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin eroin maddesini kardeşine verilmek üzere otobüse verdiği sonucuna varılmış, verdiği uyuşturucu madde muhatabına ulaştırılmadan ele geçirilmiş ise de; sanığın bu uyuşturucu maddeyi evinden alıp otobüs terminaline kadar götürüp naklettiği gerekçeleriyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, ayrıca sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi otobüs muavinine verdiğinde alıcısı olan kardeşi Burhan’ın kimlik bilgilerini vermediği, polis tarafından uyuşturucu maddenin ele geçirildiğinde kime ait olduğunun henüz bilinmediği aşamada uyuşturucu maddenin kendisi tarafından otobüse verdiğini açıklayarak suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulamasına ve arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.