YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/924
KARAR NO : 2023/2352
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Müteselsilen ihtilasen zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği
HÜKÜMLER : Eylemin kül halinde müteselsilen ihtilasen zimmet ve bu suça iştirak etme suçlarını oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyet
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/420 sayılı Kararının sanıklar müdafii ve katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan vekillerinin hükmü temyizinden sonra köy tüzel kişiliğinin temsilcisi olan köy muhtarı tarafından 06.01.2014 tarihli dilekçeyle temyizden feragat edildiği, akabinde 13.01.2014 tarihli ve 95 yevmiye numaralı azilname ile avukatların görevden azledildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2004 tarihli ve 2004/27032 Soruşturma, 2004/10351 Esas, 2004/777 numaralı İddianamesi ile tüm sanıklar hakkında müteselsilen ihtilasen zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 80 inci maddesi; 339 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 80 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve 31 ile 33 üncü maddeleri gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2005 tarihli ve 2004/251 Esas, 2005/79 sayılı Kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.
3. Bu kararın katılanlar vekilleri ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi sonrası Dairemizin 26.11.2012 tarihli ve 2010/7391 Esas, 2012/11984 Karar sayılı ilamı ile sanıkların “Güzelyalı Belediyesi tarafından köyün çöplerinin toplanması karşılığında belediye temizlik işleri görevlisi olan Hasan Basri Günbey’e toplam 6.750 TL ödenmiş gibi gösterip bunun karşılığında düzenlenen gider makbuzlarının sanık … tarafından Hasan adına sahte imza atarak düzenlenmesi ile köyün sahil temizleme işinde çalışan Hüseyin Şahin’e toplam 200 TL ödenmiş olmasına rağmen bu kişiye 520 TL ödenmiş gibi gösterilip aradaki fark olan 320 TL’yi mal edinmeleri şeklindeki eylemlerinin sanık … bakımından 765 sayılı Yasa’ya göre zincirleme nitelikli zimmet, 5237 sayılı Yasa’ya göre ise zincirleme nitelikli zimmet ile zincirleme şekilde kamu görevlisinin belgede sahteciliği, diğer sanıklar bakımından ise bu suçlara iştirak olduğu gözetilip mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği”nden bahisle hükümler bozulmuştur.
4. Temyize konu Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/420 sayılı Kararı ile sanık … hakkında müteselsilen ihtilasen zimmet suçundan 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 80 inci maddesi, 202 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 13.746,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, …, … ve … hakkında ise müteselsilen ihtilasen zimmet suçuna iştirakten aynı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 65 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 80 inci maddesi, 202 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 10 ay 20’şer gün hapis ve 6.873,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, zimmet suçunun basit zimmet yerine nitelikli zimmet olarak yanlış vasıflandırıldığına, … dışındaki sanıklar yönünden lehe yasanın yanlış belirlendiğine ve temyiz incelemesinde resen nazara alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan Salih’in suç tarihinde köy muhtarı olarak görev yaptığı, diğer sanıkların ise ihtiyar heyeti üyesi oldukları, sanıkların Güzelyalı Belediyesi tarafından köyün çöplerinin toplanması karşılığında belediye temizlik işleri görevlisi olan Hasan’a toplam 6.750 TL ödenmiş gibi gösterip bunun karşılığında düzenlenen gider makbuzlarının sanık … tarafından Hasan adına sahte imza atılmak suretiyle düzenlenmesi, keza köyün sahil temizleme işinde çalışan Hüseyin’e toplam 200 TL ödenmiş olmasına rağmen bu kişiye 520 TL ödenmiş gibi gösterilip aradaki fark olan 320 TL ile birlikte toplam 7.070 TL’yi mal edinmeleri şeklindeki eylemlerinin suç tarihi dikkate alınarak 765 sayılı Kanun’un sanıklar lehine olduğu kabul edilerek sanık …’in müteselsilen ihtilasen zimmet, diğer sanıkların da müteselsilen ihtilasen zimmete yardım suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
765 sayılı Kanun’un 219 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca tüm sanıklar hakkında müebbeden memuriyetten men cezasına hükmedilmesi yerine sanıklar …, …, … ve … hakkında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin uygulanması ile karar celsesinde iddia konusu zararın sanıklar tarafından giderildiğini ve bu hususun köy defterine işlendiğini bildiren köy muhtarı Hüseyin Bayram’ın ifadesinin doğruluğu araştırılmadan sanıkların cezalarında etkin pişmanlık hükmü uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların suç tarihi de nazara alınarak lehe kanunun tespiti suretiyle eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
2. 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinde öngörülen para cezasının meydana gelen zarar esas alınarak belirlenmesi karşısında, tayin edilen para cezalarının ayrıca aynı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca teselsül nedeniyle artırılamayacağının nazara alınmaması,
3. … dışındaki sanıklar hakkında 765 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezaya eşit süre ile kamu hizmetinden yasaklama kararı verilmesi gerekirken süre belirtilmeyerek infazda tereddüde neden olunması,
4. Sanık …’a verilen cezanın tür ve miktarına göre hükümlülüğün yasal sonucu olan ve kazanılmış hakka konu olmayan 765 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
5. Sanıkların sübutu kabul edilen eylemleri nedeniyle zimmet suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bozma sonrası yapılan yargılamada hakkında verilen katılma kararı usule uygun olarak kaldırılan belediye lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/420 sayılı Kararında, Dairemiz tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bozma sebebi yapılan bu hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle katılan vekillerinin temyizi yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Gerekçe bölümünde (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/420 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (A) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı fıkralarındaki “24.745”, “16.496” ve “13.746” ibarelerinin sırasıyla “21.210,00”, “14.140,00” ve “11.783,00” şeklinde, hükmün (B) bendinin 3, 4 ve 5 numaralı fıkralarındaki “12.372”, “8.248” ve “6.873” ibarelerinin sırasıyla “10.605,00”, “7.070,00” ve “5.891,00” şeklinde, hükmün (B) bendinin 7 numaralı fıkrasının ise “765 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi uyarınca sanıkların 3 yıl 10 ay 20’şer gün süre ile hidematı âmmeden memnuiyetine,” şeklinde değiştirilmesi, (A) bendinin 5 numaralı fıkrasındaki “ve 33” ibaresinin hükümden çıkarılması, (A) bendinin 5 numaralı fıkrasından sonra hükme “Sanığın hapis hali sona erinceye kadar 765 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına,” ibaresinin yer aldığı 6 numaralı fıkranın eklenmesi ve sonraki fıkranın buna göre teselsül ettirilmesi ile belediye lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin (C) bendinin hükümden tamamen çıkarılması suretiyle eleştirilen hususlar dışında hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.