YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3447
KARAR NO : 2006/6547
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhini silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, … ve … 10.01.2002 tarihli dilekçeleriyle, … (…)-… mahallesi 4161 sayılı parselin, babaları … Saçıkara tarafından kendilerine bağışlandığı, davalı olarak gösterilen gerçek kişilerin de, …’in diğer mirasçıları olduğu, taşınmazın 1942 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, 50 yıldan fazla süredir … alanı olarak kullanıldığı, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini, davalı gerçek kişilerin zilyetlik şerhinin silinmesini istemişlerdir. Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile, tapunun beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilen ve 04.12.1987 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
…(…)-… Mahallesi 4161 parsel sayılı 7978 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1988-1992 arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, … oğlu …nın kullanımında olduğu beyanlar hanesine yazılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapu kaydı oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, … tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1957 yılında makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine, uyuşmazlığın bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilip edilemeyeceği ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde olduğu, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği gibi, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1957 yılından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da yine, belediye sınırları içine alındığı, 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan zilyetin hak sahipleri tesbit komisyonunu bağlamadığı, zilyetlik hususunda hak sahipleri tesbit komisyonun kararına karşı dava açılabileceği, orman ve 2/B madde alanlarında imar uygulaması yapılacağına ilişkin, 3194 sayılı yasada bir hüküm bulunmadığı gibi, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi yada 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalar ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde imar uygulamasına olanak tanıyan 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik geçici 2/e maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 1995/13-1995/51 sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının 28 … 2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlandığı, bu halde, çekişmeli parsel kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi hükmüne göre orman sınırları dışına çıkarıldığından, imar uygulamasına tabi tutulmasının yasal olmadığı, ancak buna rağmen imar yoluyla oluşan ve tapuya yolsuz tescil edilen imar parsellerine ilişkin olarak ayni … zedelenen Hazine tarafından her zaman dava açılabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, çekişmeli 4161 sayılı kadastro parselinin zeminde kapladığı yerin dava konusu olduğu, imar uygulamasında, bu yer için hangi imar parsellerinin oluşturulduğu belirlenmemiş, dava bu imar parselinin maliklerine, yine çekişmeli 4161 sayılı parselin imar uygulamasıyla gittiği 1815 ada 1 ve 1920 ada 1 sayılı parsellerin müşterek maliki gerçek kişilere yöneltilmemişse de, dava red edildiğinden bu eksiklikler sonuca etkili olmadığına, davacı kendisinin neden olduğu usul eksikliği nedeniyle kararın bozulmasını isteyemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.