YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15068
KARAR NO : 2008/19130
KARAR TARİHİ : 31.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: “Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla, Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Harita Mühendisi , Ziraat Uzmanı ve Jeolog bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığının, Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararlarındaki suç konusu yerlerden olmadığının, davacı gerçek kişi ile katılan gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, 16.04.2002 günlü krokide (A), ( C ), ( D ) ile gösterilen taşınmazların …, (E) ile gösterilen bölümün ise … adına tapuya tesciline karar verilmişse de, Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi ve Harita Mühendisi bilirkişi raporları, teknik bir uygulamaya dayanmadığı gibi, uzman bilirkişinin taşınmazların orman sınır hattına irtibatlı krokisini çizmediği, taşınmazların orman kadastro haritasındaki yerlerini, ölçeksiz olarak, denetime olanak tanımayacak biçimde karalayarak basit kroki şeklinde gösterdiği, davacı …’nın cezalandırılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararına ve suç konu yerler ile tescil davasına konu edilen yerlerin aynı yerler olup olmadığı yönündeki araştırma ve bilirkişi görüşünün de, soyut değerlendirmelere dayalı olduğu, bilirkişi krokisinde (A), ( C ), (D) ve (E) ile gösterilen çekişmeli taşınmazların bir an için kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, Sulh Ceza Mahkemesinin Mahkumiyet kararına konu edilmediği kabul edilse dahi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı, ve davacı ile katılan yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince saptanması gerektiği, bu cümleden dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların ; çekişmeli taşınmazların davacı ve katılanların atalarından kendilerine intikal ettiği, önceleri … alanı olarak kullanılırken, son 5-10 yıldır yaşlı olması nedeniyle davacı ve katılanın tarımda kullanamadığını bildirmişler, Ziraat Uzmanı ve Jeolog bilirkişiler ile Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler ise taşınmazların eğimini %15 ila 65 arasında değiştiğini üzerlerinde ekili her hangi bir kültür bitkisinin bulunmadığını, doğal olarak yetişmiş … ve meşe ağaçları ile diğer … elemanlarının bulunduğunu, … … yapılabileceğini bildirdikleri, Bilirkişi krokisinde (A), ( C ), (D) ve (E) ile gösterilen bölümlerinin teknik bilirkişilerce tarif edilen eğimleri, bitki örtüleri ve … yapıları itibariyle, … formasyonu ile kaplı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve çalılık yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden
-2- 2008/15068 – 19130
olmadığı, birkaç delicenin aşılanmasının imar ihya ve ekonomik amacına uygun zilyetlik olarak kabul edilemeyeceği, esasen son 5-10 yıldır hiçbir tarımsal faaliyette kullanılmadıkları gözetilerek, dava konusu taşınmazların tümüne yönelik davaların reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, Orman Yönetimi 29.05.2008 tarihli celsede taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece bu kez davanın ve katılma suretiyle davanın REDDİNE karar verilmiş hüküm davacı … ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde genel arazi kadastrosu yapılmamış, Orman Kadastrosu dava tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Davacı … (…) … 16.09.1999 tarihli dilekçeyle, … Köyü Sığrıncak, mevkiindeki bir parça ve Sarnıçalan mevkiindeki iki parça taşınmazın, atalarından intikal ile 40 yıldan fazla süredir zilyetliğinin devam ettiği, orman kadastrosu sınırları dışında olduğu yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. (eski 639.)maddesi gereğince adına tescili iddiasıyla dava açmış, … ise taşınmazın 2/5 payının kendisine ait olduğu kendi adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır.
1. Dosya kapsamına ve hükmüne uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Medeni Yasanın 713/6 Maddesi gereğince “Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.” Bozma kararına uyulmasından sonra Davalı … Yönetimi taşınmazın orman niteliğiyle Hazinen adına tapuya tescilini istediği halde, istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bende açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bende açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 31.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.