YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11134
KARAR NO : 2008/15720
KARAR TARİHİ : 17.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Halide … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 347 parsel sayılı taşınmaz 22.06.1955 tarih 26 sırada kayıtlı tapu kaydına dayanılar 5346,29 m2 yüzölçümü ile 1997 yılında Haline … adına tespit edilmiş olup halen tapuda ayni şekilde kayıtlıdır. Davacı Hazine taşınmazların 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 347 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi ile 14.09.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
Sarıyer, …, Alay mevkiinde yer alan 5346,29 m2 yüzölçümünde, tarla niteliğindeki 347 parsel sayılı taşınmaz, 22.06.1955 tarih ve 26 numaralı tapu kaydına göre, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tapulama harici bırakıldığı, ancak 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında ormanla ilgisinin bulunmadığı , tapu kaydı ile … Dülger’in zilyet ve tasarrufunda iken Halide …’a satıldığı bildirilerek 27.11.1997 tarihinde Halide … adına tesbit edildiği gözlenmiştir. Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişiler kurulu raporlarında; dava konusu 347 parselin, 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı kararı ile bu tahdidin iptal edildiğini, 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasında Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararının uygulanarak 2 nolu orman içi parsel olarak tahdit sınırları dışında bırakıldığını, eğiminin % 3 – 5, olduğu ve orman alanları ile çevrili bulunduğunu belirtmişlerdir.
Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünün 12.12.2006 günlü yazısında; Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/213 E., 1975/91 K. sayılı dava dosyasının arşivde bütün aramalara rağmen bulunamadığı belirtilerek, karar kartonundan temin edilen ve kesinleşme şerhi bulunmayan karar dosyaya gönderilmiştir.
Kesinleşme şerhi bulunmayan, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı kararında, davacının … Dülger davalının Orman Yönetimi, davanın orman tahdidinin iptali ve elatmanın önlenmesi olduğu, mahkemece Sarıyer tapusunda kayıtlı cilt 32, sahife 96 , sıra 26 sayılı …, Burunsuz yolunda bulunan tarlanın tümü ile ilgili orman tahdidinin iptaline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
-2-
2008/11134-15720
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı dosyasının bulunamadığı, bu nedenle kararın dayanağı bir kroki ya da haritanın olmadığı, karar kartonundan edinilen ve kesinleşip kesinleşmediği belli olmayan kararın infaz olanağının da bulunmadığı gibi, esasen dava konusu taşınmazın konumu, mahkeme kararındaki tanıma da uymamaktadır. Mahkeme kararı sınırları gerçek kişiyi de gösteren bir taşınmaza aittir. Oysa, taşınmazın tüm çevresi devlet ormanı ile çevrilidir. Orman kadastro komisyonunca, çok büyük yüzölçümlü orman içerisindeki bir nokta halinde olan dava konusu yere ilişkin, önceki mahkeme kararını kabul ederek, taşınmazın tahdit dışında bırakılması doğru değildir. Kaldı ki; dava konusu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi gereğince orman içi açıklığı konumundadır. Açıklanan nedenlerle 3116 Sayılı Yasaya göre, 1938 yılında orman tahdit sınırları içinde bulunan taşınmaza ilişkin Hazinenin davasının kabulü ile tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır . Ancak; çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken niteliği belirtilmeden hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendin de “ve taşınmazın davacı maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin kaldırılarak bunun yerine “taşınmazın orman vasfı ile davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.