Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8124 E. 2006/10215 K. 06.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8124
KARAR NO : 2006/10215
KARAR TARİHİ : 06.07.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE – ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında…Köyü 162 ada 2 parsel sayılı 51255,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, ayrı ayrı dosyalarda çekişmeli taşınmazın bir bölümü içinde zilyet oldukları ve kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) harfli 8871.50 m2’lik bölümünün davacı … adına, birleşen 2005/30 esas sayılı dosyadaki … bilirkişi raporunda gösterilen (B) harfli 6566.97 m2’lik bölümün ise davacı … Kurt adına, geriye kalan 35817.11 m2’lik bölümün ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Hükme esas alınan ve bu dosya ile birleştirilen 2005/30 esas sayılı dosyadaki uzman orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın halen büyük bölümünün boş halde olup, batı yönde dağınık meşe ağaçlarının, doğu sınırında ise … ağaçlarının bulunduğu, memleket haritası ile 1954 tarihli … fotoğrafında davacıların talep ettikleri bölümlerin açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak fenni bilirkişi ile müşterek olarak davacıların talep ettikleri bölümleri gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasında doğu yönden dereye hudut olduğu ve arada başka taşınmaz bulunmadığı anlaşılmakta ise de iki uzman bilirkişi kurulu çekişmeli taşınmazın konumunu memleket haritasında dereye bitişik olarak değil … ile arada mesafe bırakarak işaretlemişlerdir. Bu nedenle uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın konumunun tam ve doğru olarak belirlendiği hususunda tereddüt oluşturduğu gibi davacı gerçek kişilerin, talep ettikleri bölümlerin tek bir kroki üzerinde gösterilmemiş olması da doğru değildir.
Bu nedenle, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususundaki uyuşmazlığın orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece Devlet Ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.

Mahkemece, öncelikle çekişeli taşınmaz komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının örnekleri ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler ile eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; -kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ,davacıların talep ettikleri bölümler fenni bilirkişi tarafından tek bir kroki üzerinde gösterilmeli ,deliller toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar özetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.