Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7253 E. 2006/8216 K. 12.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7253
KARAR NO : 2006/8216
KARAR TARİHİ : 12.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, … Köyü 101 ada 43, 49, 50, 54, 82, 84 ,90 ,217,309 ve 106 ada 1, 109 ada 35,110 ada 8, 111 ada 23, 127 ada 37 sayılı parsellerin 1991 yılında yapılan arazi kadastrosunda kişilerin zilyetliğinde olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek, orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tapuda tescil edilmiş ise de, bu parsellerin … arazisi olup, 30 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu yörede 2000 yılında ve 14.05.2001 – 14.11.2001 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında, öncesi orman olmayan taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman sınırı içine alınıp sonra da 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını, işlemin iptali ile taşınmazların tamamının orman alanı dışına çıkarılmasını ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 101 ada 43,49, 50, 54, 82, 84,90, 217, 309, ve 110 ada 8, 111 ada 23, 109 ada 35, 127 ada 37 parsel ile 106 ada 1 nolu parselde (A) ile gösterilen 9862 m2 lik kısım yönünden orman kadastrosu işleminin iptaline, tapu iptali ve tescili yönünden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacının 101 ada 98 parsel ile 106 ada 1 parselin (B) ile gösterilen 2938 m2 lik kısmı yönünden açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından 101 ada 43,49, 50, 54, 82, 84,90, 217, 309, ve 110 ada 8, 111 ada 23, 109 ada 35, 127 ada 37 parsel ile 106 ada 1 nolu parselde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, arazi kadastro sırasında 3402 Sayılı Kadastro Yasa hükümlerine göre, arazi kadastro ekiplerince orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenip kesinleşmesi sonucu Hazine adına orman niteliğiyle tapuya tescil edilen parsellerin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 3402 Sayılı Kadastro Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre içinde açılan tapu kaydının ve daha sonra bu yerlerde 2000 yılında yapılan ve 14.05.2001-14.11.2001 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının 6 aylık askı ilan süresi içinde iptaline ilişkindir.
10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesinde “… iki ay içinde orman kadastro komisyonlarınca orman sınırları belirlenmemesi halinde, kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür. Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” Yine aynı yasanın 16/D maddesinde “devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde özel yasaları hükümlerine tabidir” hükümleri bulunmaktadır. Orman hukukuna ilişkin düzenlemeler özel yasa niteliğindeki 6831 Sayılı Orman Yasasında yer almıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasası 6831 Sayılı Yasanın hiçbir maddesini yürürlükten kaldırmamış, aksine ormanlar hakkında mevcut olan özel orman yasasının uygulanacağını öngörmüştür. Bu bakımdan, niteliği orman olan taşınmazlar hakkında hukuk ve ceza konusunda çıkacak uyuşmazlıkların tümünün Özel Orman Yasasında yazılı hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi gerçekten uzman kuruluş olan orman kadastro komisyonlarının görevini, yani ormanları tespit etme işini, gerektiğinde genel arazi kadastrosu ekiplerine vermiştir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi hükmüne göre, bir çalışma alanında orman belirleme işi, ister orman kadastro ekiplerince, isterse arazi kadastro ekiplerince belirlensin, kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş saymıştır. İkmal etme, tamamlama değildir. İkmal edilen ya da yapılan işlemin ilan edilmesi ve ilan süresinde dava açılmayarak kesinleşmesi veya ilan süresi içinde dava açılması halinde dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesi ile orman kadastrosu kesinleşecektir.
Yapılan ve kesinleşen işlem, orman kadastrosu olduğuna göre, temyize konu dava 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükmüne göre açılan, tapu iptali davası değil, 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesi hükmüne göre açılan, orman kadastrosunun iptalidir.
Orman niteliğinde olan bir yerin kadastro işlemi kesinleşmekle o taşınmaz kamu malı, orman niteliğini kazanır. Yukarıda açıklandığı gibi, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D maddesinde ormanlar hakkında özel yasanın uygulanacağı yazılıdır. Kesinleşen orman kadastrosunun nasıl iptal edileceği 3402 Sayılı Yasa değil, 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede ise, kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin ancak, tapulu taşınmazlar yönünden, tapu sahiplerince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebileceği öngörülmüştür. Vergi kaydına, zilyetliğe dayanılarak kesinleşen orman kadastrosunun iptali dava edilemez.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3 ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde belirtilen hak düşürücü süreler kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın görülebilirlik koşuludur. Bir davada hak düşürücü sürenin bulunup bulunmadığı davaya bakan hakim tarafından, tarafların istemi olmadan doğrudan doğruya gözönünde bulundurulması zorunludur. Hak düşürücü süre geçmişse davanın esası incelenemez. Davacı, davasında haklı bile olsa hak düşürücü süre davanın özünü ortadan kaldırmış olduğundan o davanın esasına girilemez ve dava dinlenemez.
Somut olayda; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu, arazi kadastrosunun kesinleşmesi ile birlikte 1991 yılında kesinleşmiş ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ve taşınmazlar kamu malı olmuştur. 16/03/1999 tarihli işe başlama tutanağı ile bu köyde 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasını yapmak üzere göreve başlayan 71 numaralı orman kadastro komisyonu 2 numaralı tutanakla önce aplikasyon işlemi, daha sonra 2/B madde uygulaması yaptığı, … bir orman kadastrosu yapmadığı ve 2/B madde uygulamasını 14/05/2001 – 14/11/2001 tarihleri arasında askı ilanına çıkartıldığı ve temyize konu davanın 13/09/2001 tarihinde aplikasyon ve 2/B madde uygulamasıyla birlikte 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık süre içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açıldığı, ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebileceği, aplikasyonda aplikasyon sınırları değiştirilmediği, 2/B madde uygulamasına dava açmada davacının hukuki yararı bulunmadığı, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemeyeceği, zilyetliğe dayalı olarak davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 12/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.