Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/10515 E. 2006/11812 K. 22.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10515
KARAR NO : 2006/11812
KARAR TARİHİ : 22.09.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 01/04/2005 gün ve 2004/12368-2005/3894 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Narince Köyü 6 parsel sayılı 27.841,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 28.02.1944 tarih 56 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit ve tescil edilmiştir. … … mirasçıları olan davacılar, çekişmeli taşınmazın tapulu olduğu ve baştan beri orman olmadığı halde, 2 nolu orman kadastro komisyonunca orman sınırları içine alındığı iddiasıyla, komisyon kararının iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parselin bilirkişi raporunda (E) ile işaretlenen 22.644,28 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına, (A, B, C ve D) ile işaretlenen toplam 5.367 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan … … ve … … Duruel (…) tarafından temyiz edilmekle dairece düzeltilerek onanmıştır. Bu kez davacı … kararın düzeltilmesini istemektedir
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon calışmasına itirazdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 02.06.2000 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre konumu belirlenirken, ilk orman tahdidinde baş orman sınır noktası olarak tespit edilen, herkesçe bilinen sabit ve değişmez nokta ve yerlerin (yol, cami, kaynak, …, …, köprü gibi) esas alınıp, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarındaki yerleri tespit edilip, sonra gelen orman sınır noktalarının orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafelere uyulmak suretiyle ve arazi kadastro paftası ile irtibatlı olarak gösterilmesi gerekir. Karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin ormanla ilgisini ve hukuki durumunu saptayacak orman kadastro tutanaklarındaki tariflerde yer alan taşınmazların, arazi kadastrosu sırasında hangi parsel numaralarını aldığı, yerel bilirkişi ve … elemanları aracılığı ile saptanıp, memleket haritası ve orman kadastro haritasında irtibatlandırılmak suretiyle aplikeli olarak gösterilmemiştir. Oysa, kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisi bulunmayıp, aplikasyon ilk orman sınırlandırmasına uygun olmak zorundadır. Bilirkişi raporu bu hali ile, Yargıtay denetimine açık olmadığından, yetersiz rapor ve krokiye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle; öncelikle, mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosu, daha sonra 2000 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden alınmış renkli fotokopisi ve arazi kadastro pafta örneği bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte, 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilmek suretiyle, arazi kadastrosunda , parsel numarası verilmiş ise hangi parseller olduğu saptanıp, memleket haritası ve orman kadastro haritasında irtibatlandırılarak, en az 5-6 orman sınır noktasının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki tanım,açı ve mesafeler okunup ölçülerek, orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1948 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 2000 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir. Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, hükmün, dairece düzeltilerek onanması yanılgıya dayalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nın karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 01/04/2005 gün ve 2004/12368-2005/3894 E.K. sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 22/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.