Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/11356 E. 2008/16039 K. 20.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11356
KARAR NO : 2008/16039
KARAR TARİHİ : 20.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : …

Taraflar arasındaki orman kadastrosu sınırlarının tespitinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine Senir Köyüne ait No: 14, Sayfa 75, No: 22’de kayıtlı 18 hektar 3800 m2 yüzölçümündeki ve Cilt No: 14, Sayfa No: 75, Sıra No: 21’de kayıtlı 3 hektar 1246 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı içinde kalan taşınmazların yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığını belirterek orman kadastro işleminin iptali ile davacılar adlarına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, askı ilan süresinden sonra bu davanın açıldığı gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevliliğine karar verilmiştir. Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sınırlarının tespitinin iptaline yönelik olarak açılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı gerçek kişi dava dilekçesinde belirttiği tapu kaydına dayanarak tapu kaydı içinde bulunan taşınmazın orman kadastro çalışmasında orman sınırları içine alındığını belirterek orman kadastro işleminin iptali ile muris … … … mirasçıları adlarına tescili talebi ile bu davayı açmıştır. Dosya kapsamından yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4.maddesi gereğince orman sınırlarının tesbit edildiği ve bu çalışmanın 07.06.2007 – 06.07.2007 tarihleri arasında 1 aylık askı ilanına çıkarıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davanın bu askı ilan süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile dava red edilmiş ise de, öncelikle mahallinde yapılacak keşifte davacıdan sorularak çekişmeli taşınmazın yeri belirlenmeli, bundan sonra fenni bilirkişiden çekişmeli taşınmazın hangi ada parsel altında tesbit edildiğini saptayarak çekişmeli taşınmazın bu ada parsel içindeki konumunu gösteren rapor ve kroki düzenlettirilmeli, daha sonra bu ada parsele ilişkin kadastro tespit tutanak aslı dosyaya getirtilmeli, ada parseli belirlenen taşınmazın başka bir dosyada davalı olduğu anlaşıldığında ise eldeki bu dosyanın 3402 Sayılı Yasanın 26/D kapsamında davaya katılım olduğu ve eldeki dosyanın diğer dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli,eğer aynı taşınmaza yönelik olarak dava dışı başka kişilerce açılan bir dava yoksa, çekişmeli taşınmaz kesinleşen orman parseli ise şimdi olduğu gibi görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın genel mahkemede çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden mahkemece kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile; davacı gerçek kişilerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 20/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.