Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1283 E. 2023/2259 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1283
KARAR NO : 2023/2259
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen asıl dava; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava; sözleşmenin iptali olmazsa taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedellerinin tazmini davasında asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar-birleştirilen dosyada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili, davacının tapuda davalılar adına kayıtlı olan 2056 ada 18, 27 ve 22 parsel sayılı taşınmazları Fethiye 2. Noterliğinin 12.03.2007 tarih ….. yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki vekaletname ile tayin edilen vekilinden Fethiye…. Noterliğinin 14.03.2007 tarih ve ….. yevmiye No.lu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ancak davalıların dava konusu taşınmazların davacı adına tapuda devrine yanaşmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacılar vekili, davacıların müşterek malik oldukları …. ilçesi, ….. 2056 ada 18, 22 ve 27 No.lu parsellerdeki hisselerinin taksimi ve satışı konusunda yine hissedar olan davalı …’ın oğlu …’a vekaletname verdiklerini, …’ın vekaletnameyi kötüye kullanarak …’a satış vaadinde bulunduğunu, vekil ile satış vaadedilen kişilerin baba-oğul olduklarını belirterek, Fethiye …. Noterliğinin 12.03.2007 tarih ….. yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinin iptaline, olmadığı takdirde satış vaadine ilişkin taşınmazların rayiç bedellerinin …’tan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili asıl davada; birleştirilen davada ileri sürdükleri gerekçelerle davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemenin 31.01.2013 tarihli ve 2007/576 Esas, 2013/28 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada davalı … yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.01.2013 tarihli ve 2007/576 Esas, 2013/28 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen dosyada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 13.02.2014 tarih ve 2013/14928 Esas, 2014/1924 Karar sayılı ilamında; dava konusu payların dava tarihi itibariyle keşfen belirlenen değeri 414.600,00 TL üzerinden harcın tamamlattırılmadan davaya devam edilmesi doğru görülmemiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 14.10.2014 tarihli ve 2014/172 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararında asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada davalı … yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.10.2014 tarihli ve 2014/172 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davacılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 20.03.2017 tarih ve 2016/9241 Esas, 2017/2126 Karar sayılı ilamında; satış vaadi sözleşmesindeki vekilin vekalet görevini kötüye kullanıp kullanmadığının araştırılması yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 05.04.2018 tarihli ve 2017/166 Esas, 2018/149 Karar sayılı kararında asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 05.04.2018 tarihli ve 2017/166 Esas, 2018/149 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar- birleştirilen dosya davalıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 21.10.2019 tarih ve 2019/275 Esas, 2019/6838 Karar sayılı ilamında; bozmaya uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dinlenen tanık beyanları, dosya arasına alınan Fethiye …. Noterliğinin 05420 yevmiye numaralı ve 24.01.2022 tarihli düzenleme şeklindeki azilnamenin onaylı sureti, ve azilnameye ilişkin tebliğ mazbatasının onaylı sureti, taşınmazın keşfen saptanan gerçek değeri ile resmi akitteki bedeli arasında bulunan fahiş fark bulunması, ana dosya davacısının, vekil sıfatıyla hareket edenin babası olduğu, vekalet sözleşmesi ile satış vaadi sözleşmesinin iki gün arayla yapıldığı, davalıların vekili azlettiği, kısa sürede azlin hayatın olağan akışına uymadığı dolayısıyla dava dışı vekil ile davalılar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği hususunun sabit olduğu, ayrıca satış vaadi sözleşmesinde belirlenen bedelin davalılara ödendiğinin ispatlanamadığı, dava dışı vekil edenin vekalet görevini kötüye kullandığı ve davacının bu durumu bilmesi gerektiği kanaati ile; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, tapu kaydındaki şerhin terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-birleştirilen dosyada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar-birleştirilen dosyada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinde belirlenen bedelin ödendiğini, iyiniyetli olduklarını, vekaletnamenin geçerli olduğunu, kötüniyetli hareket edildiğinin ispatlanamadığını, aleyhe verilen vekalet ücretinin tarifeye uygun olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalete istinaden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde vekilin vekaleti kötüye kullanıp kullanmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddeleri, 6100 sayılı Kanun 308 vd.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar-birleştirilen dosyada davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece taraflar arasında vekile verilen yetkiye istinaden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde, vekilin davalılar adına satış vaadi sözleşmesini kendi öz babası ile gerçek rayiç bedeline göre fahiş fiyat altında olan bir bedel karşılığında yapması ve kısa süre sonra vekilin bir kısım davalılar tarafından azledilmiş olması, bedelin vekil edenlere ödendiğinin ispatlanamamış olması gerekçeleriyle vekalet görevine aykırı şekilde işlem yaptığı kabul edilerek, sözleşmenin iptaline karar verilmiş ise de; davalılardan …’un 10.02.2012 hakim havale tarihli dilekçesinde vekilin işlemlerine rızası olduğunu ve davayı kabul ettiğini bildirir beyanları dikkate alınmamıştır.

Bilindiği üzere kabul, davaya son veren taraf işlemlerinden olup 6100 sayılı HMK’nın 308/2 nci maddesinde, “Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.”; 309/2 nci maddesinde, “Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.” ve 311 inci maddesinde; “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Eldeki dava, niteliği itibariyle kamu düzeni ile ilgili bulunmadığına ve davada taraf olmayan kişilerin haklarını etkilemeye yönelik bir istek de içermediğine göre, yukarıdaki düzenlemeler gözetilmek suretiyle davalı …’in kabul beyanına değer verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, kayıt maliki davalı …’in kabul beyanı gözetilerek …. yönünden davanın kısmen kabul edilmesi, birleştirilen davada da Ayten yönünden takip edilen dava olmadığı dikkate alınarak sözleşmenin Ayten yönünden geçerli olacağının kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.