Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/4899 E. 2023/2611 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4899
KARAR NO : 2023/2611
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/70 E., 2022/609 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, …
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/70 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yüzüne karşı verilen 18.05.2022 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27/05/2022 tarihinde temyiz eden sanık …’un temyiz isteğinin, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği,Tebliğname’ye aykırı olarak, REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2012 tarih ve 2012/402 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında şikâyetçilere ait aracın kilitlenerek park edildiği yerden anahtar uydurmak suretiyle çaldığı, parçalarken yakalandığı şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e,2-d, 143/1,53/1 ve 58/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarih ve 2012/46 Esas, 2015/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 1 … hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2019/7754 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile; temyiz dışı sanık S.Y. ve diğer sanık …’nın savunma haklarının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarih ve 2020/70 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 50/1-a, 52/2, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 1 … hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.09.2022 tarih ve 2-2022/89662 numaralı tebliğnamesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçla alakasının olmadığına, beraatini talep ettiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçilerin 17.11.2011 günü akşamı araçlarını evlerinin önüne park ettikleri, ertesi sabah aracın yanına gittiklerinde çalındığını anladıkları, bu sırada başka soruşturma nedeniyle sanık ve temyiz dışı sanık S.Y. alınan teknik takip kararı gereğince polis tarafından takip edildikleri, 18.11.2011 günü saat 10.30 sıralarında sanığın evinde olduğunun anlaşılması üzerine polis ekibinin bu yerde beklemeye geçtiği, saat 11.30 sıralarında sanık S.Y.’nin aracıyla gelerek sanığı aldığı, takip esnasında sanıkların tabelası olmayan bir sokağa girip durdukları, araçtan sanık …’in inerek sokakta park halinde bulunan ve bir önceki akşam çalınmış olan mağdurlara ait araca binip hareket ettiği, sanık …’in bu aracı kendisine ait depo içerisine soktuğu ve diğer sanık … ile birlikte depo içerisinde parçalarken polisler tarafından yakalandıkları, sanıkların aracın çalındığı tarihten önce başka bir soruşturma nedeniyle teknik takip altında olduklarından aracı çaldıklarına dair herhangi bir delillin elde edilemediği, ancak aracın çalındığı gecenin ertesi günü bu aracı bir sokakta park halinde iken alarak parçalamaları şeklindeki eyleminin cürüm eşyasını bilerek kabul etme suçunu oluşturduğu, sanığın suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanığın inkara yönelik beyanları, Olay, Yakalama, Savcı Görüşme ve Muhafaza Altına Alma, El Koyma Tutanağı, Sultanbeyli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.11.2011 tarihli arama ve el koymanın onaması kararı, Fizikî takip kararı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Şikâyetçilerin 17.11.2011 günü saat 17.00 sıralarında evlerinin önüne park ettikleri araçlarının bulunduğu yere, ertesi sabah olan 18.11.2011 günü saat 09.00 sıralarında gittiklerinde çalınmış olduğunu tespit ettikleri, kolluk görevlilerince tanzim edilen 18.11.2011 tarihli Olay, Yakalama, Savcı Görüşme ve Muhafaza Altına Alma, El Koyma Tutanağına göre başka bir soruşturma nedeniyle sanık … ve temyiz dışı sanık S.Y. hakkında alınan teknik takip kararı gereğince fizikî takip çalışmalarının devamında 18.11.2011 günü saat 10.30 sıralarında sanık …’in ikâmeti önünde kullandığı aracın görülmesi üzerine şahsın ikâmetinde olduğu değerlendirilerek bekleme yapılmaya başlandığının, saat 11.30 sıralarında sanık S.Y.’nin aracıyla gelerek sanık …’i aldığının, yapılan uzak takip esnasında sanıkların tabelası olmayan bir sokağa girip durduklarının ve araçtan sanık …’in inerek sokakta park halinde bulunan ve bir önceki akşam çalınmış olan şikâyetçilere ait araca binip hareket ettiğinin, sanık …’in bu aracı kendisine ait deponun içerisine soktuğunun ve diğer sanık … ile birlikte depo içerisinde aracı parçalarken polisler tarafından yakalandıklarının belirtildiği, sanığın suçlamaları kabul etmeyerek soruşturma aşamasında açık kimliğini bilmediği Mehmet isimli kişiden çalıntı olduğunu bilmediği araçları alıp para karşılığı parçaladığını beyan ettiği, mahkeme aşamasında ise yine açık kimlik bilgilerini bilmediği Mehmet isimli kişinin tamir edilmesi gereken araç olduğunu söylemesi nedeniyle aracı ondan alarak deposuna götürdüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın aracı kendisine tamir amaçlı verdiğini iddia ettiği kişiye ait açık kimlik ve adres bilgileri bildirememesi, 18.11.2011 tarihli Olay, Yakalama, Savcı Görüşme ve Muhafaza Altına Alma, El Koyma Tutanağı ve hırsızlık olayının olduğu gün aracın başka bir sokaktan sanık tarafından alınarak depoya getirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeyip, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre de ;
5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde temel cezanın alt sınırı 6 … hapis ve 5 gün adli para cezası olarak öngörüldüğü halde, Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilerek 1 … hapis ve 90 gün adli para cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarih ve 2020/70 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.