Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/3768 E. 2011/6470 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3768
KARAR NO : 2011/6470
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat
Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 31/3, 62/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın beraatine, sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık …’ın taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sanığın da kusuru bulunduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece 5560 sayılı Kanunun 40. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi gereğince değerlendirme yapılıp, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmiş olması ve kararın hüküm bölümünde açıklanan gerekçe dosya kapsamıyla uyumlu,yasal ve yeterli görülmekle; tebliğnamedeki 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi nedeniyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan, katılanlar vekilinin kusur oranına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 17/1. maddesindeki “Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür. ”
ve aynı maddenin 3. fıkrasındaki “Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.” düzenlemeleri uyarınca çocuklar hakkındaki davanın yetişkinlerle birlikte görülmesine karar verildiği hallerde, yargılamanın yetişkinler için öngörülen usul kurallarına göre yapılması gerektiği gözetilmeden 16.01.2007, 23.02.2007, 06.04.2007 ve 01.06.2007 tarihli oturumların kapalı yapılarak; ayrıca 25/04/1989 doğumlu olan sanığın 25/04/2007 tarihinde 18 yaşını doldurduğu ve koşulları bulunmadığı halde, kararın verildiği 01.06.2007 tarihli oturumun kapalı yapılması ve hükmün de kapalı oturumda tefhimi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182 ve 185. maddelerine aykırı hareket edilmesi,
2- Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması ve mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- Kendisini aynı vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.