YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2009
KARAR NO : 2023/1844
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/272 E., 2022/2079 K.
DAVALILAR : 1- … Medikal Ticaret ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat … 2-… 3-… 4-…
DAVA TARİHİ : 29.04.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/606 E., 2020/327 K.
KARAR
Taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
Davacı, dava dilekçesinde davalılardan … Medikal Ticaret ve San. Ltd. Şti. ile imzaladığı 01.11.2010 tarihli eser sözleşmesinden doğan alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince 09.01.2020 tarihli duruşmada taraf vekillerinin son 5 celse boyunca ve 07.06.2018 tarihinden itibaren yargılama katılmadıkları ve sürekli mazeret dilekçeleri vererek yargılamayı uzatmaya yönelik tutum sergiledikleri, bir önceki celsede de aynı konuda mahkemece uyarıda bulunulduğu halde aynı şekilde bu oturuma da mazeret bildirerek katılmadıkları gerekçesiyle dosyanın HMK’nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmış, bilahare 3 ay içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek Bursa Ticaret Mahkemesindeki yargılamada yaklaşık 10 celse, davanın davacı tarafça hiç takip edilmediği ve özellikle her iki taraf vekillerinin 07.06.2018 tarihinden itibaren duruşmaya hiç katılmadıkları, mahkemece 22.10.2019 tarihli celsede, üst üste sürekli mazeret dilekçeleri ibraz ettiklerinden dolayı taraflar vekillerinin mazeretinin son kez kabul edilerek duruşmanın 09.01.2020 tarihine talik edildiği, duruşma gününden haberdar olan her iki taraf vekilinin 09.01.2020 tarihli duruşmada yeni mazeret dilekçeleri sundukları; mazeret bildirerek davanın talikini istemek bir hak olduğu kadar, bu hakkın TMK 2. maddesine aykırı bir şekilde kullanılmaması gerektiği, yargılamaya hakim olan ilkelerden birisinin de çabuk yargılama ve hızlı, adil bir sonuca bir an önce ulaşmak olduğu; mahkemenin mazeret kabul edip, ertelediği her celseden davacının haberdar olduğunun, gönderdiği mazeret dilekçelerinden anlaşıldığı, mazeret istemlerinin kabul veya reddinin yargılama Hakiminin yetkisinde olmakla birlikte bu yetkinin kullanılmasının da sınırsız ve denetlenemez olmayacağı, bu haliyle somut olayda makul sayı ve sürede mazeret kabulü yapıldığı halde 1,5 yıl hiç duruşmaya gelmemiş, mazeret mesleki olsa dahi kabul edilemeyeceğini, avukatın sürekle başka yerlerde de duruşmalarının olmasının doğal olup, çözüm üretmenin yerine vekile ait bir görevi ve gereklilik olduğu belirtilerde istinaf istemi esastan reddedilmiştir.
Bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmuştur.
Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulaması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan sebeplerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.