Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/31387 E. 2013/18277 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/31387
KARAR NO : 2013/18277
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal bir aylık süreden sonra hükmü temyiz eden Üst Cumhuriyet savcısının 22/07/2009 tarihli temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
II- Sanık … … hakkında kurulan hükme yönelik adı geçen sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi gereğince sanığın cezasında arttırım yapılmaması
2- Sanık müdafinin son savunmasındaki lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmeyi de kapsamasına karşın bu konuda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
3- Sanığın sadece sarfına neden olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden tüm yargılama giderlerinden diğer sanıkla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, cezasının tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanmalarına engel bir durumu
bulunmayan ve “suç işledikten sonra ve yargılama sürecinde gösterdikleri davranışlar dikkate alınarak tekrar suç işlemeyecekleri konusunda mahkememizde kanaat oluştuğundan” biçimindeki gerekçe ile cezası ertelenen sanık hakkında; “sanıkların eylemi ile karşı tarafta zararın oluştuğu ve bu zararın sanıklar tarafından karşılanmadığı çünkü uzlaşma hükümlerine bakıldığında sanığın katılandan özür dahi dilemediği ve barışmadıkları anlaşıldığından ve manevi yönden zararın giderilmediği belirlendiğinden yasal şartlar taşınmaması sebebi ile” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçede çelişkiye neden olunması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 03/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.