YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12156
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/296 E., 2019/125 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk defa 1948 yılında yapılan orman tahdidi ve 22.04.1987 tarihinde ilan edilen herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ilçesi, … Mahallesi, 576 ada 1 parsel sayılı taşınmazın etrafının yerleşim yeri olduğunu, anılan taşınmazın orman niteliğinin bulunmadığını, davacının uzun yıllardır dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince yapılan uygulama neticesinde taşınmazın 87,34 metrekarelik alanının davacı adına kaydedildiğini ileri sürerek, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun olarak 2/B çalışması yapıldığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu taşınmazın devlet ormanı içerisinde kalması sebebiyle zilyetlik ile kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
… Kadastro Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2013/116 Esas, 2015/102 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMAVE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/1550 Esas, 2017/6629 Karar sayılı ilamıyla, davacının talebinin dava konusu taşınmazın 413 metrekarelik bölümü üzerinde mülkiyete ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içinde Çerkeşli Devlet Ormanı’nda kaldığı, kullanım kadastrosu sırasında taşınmaz hakkında işlem yapılmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında taşınmaz hakkında işlem yapılmadığı ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, buna göre görevli mahkemenin, kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkeme olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2019 tarih ve 2018/296 Esas, 2019/125 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın orman tahdit ve bu tahdidin aplikasyonu sonucu kesinleşen orman kadastro çalışması ile belirlenen orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 1988 yılından beri dava konusu taşınmazın üzerinde ev yapıp ağaç yetiştirmek suretiyle ikamet ettiğini, taşınmazın orman ile bir ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; Bakanlık yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilerek, ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman tahdidine itiraz ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 1 ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı … ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin davacıdan alınmasına,7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.