Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/602 E. 2023/873 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/602
KARAR NO : 2023/873
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2005/280 E., 2006/185 K.
KARAR : Tavzih talebinin reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 30.09.2022 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin bu ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Köyü (Mahallesi) 8352 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sonucunda orman sınırları sınırları içerisinde bırakıldığını ve bilahare 1989 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulaması sonucunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını ileri sürerek, taşınmasın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
1. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.01.2007 tarihli ve 2006/15115 Esas, 2007/828 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3. Söz konusu hükmün kesinleşmesinden sonra davalı vekili 13.04.2021 tarihli tavzih dilekçesiyle; davacı Hazine tarafından dava dilekçesinde taşınmazın 2/B uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı açıklanarak tapu kaydının iptali ve tescil talep edilmesine ve yine bilirkişiler tarafından taşınmazın 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığının tespit edilmesine rağmen, Mahkemece talep aşılarak taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ileri sürülerek, hükmün 1 inci fıkrasının tavzihi ile talebe uygun olarak “çekişmeli parselin davalı gerçek kişi adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline” şeklinde tavzihine karar verilmesini talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ek kararıyla, hükmün tavzih yoluyla değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizi dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih talebinin reddi kararının usul ve kanuna aykırı olmakla birlikte talep aşılarak hüküm kurulduğunu belirterek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih isteminin usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi.

3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.