YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7636
KARAR NO : 2023/7714
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/47 Esas, 2016/271 Karar
SUÇ : Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2015 tarihli ve 2015/33673 Soruşturma, 2015/9805 Esas, 2015/739 numaralı İddianamesiyle son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/398 Esas, 2015/349 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılanmak üzere 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesi gereği son soruşturmanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/271 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 112 tam gün karşılığı 4.480 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri, verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği, Ankara 13. İş Mahkemesinin 2009/633 Esasına kayden açtığı alacak davasının 21.01.2013 tarihli oturumuna katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde yenilemeyerek davanın açılmamış sayılmasına ve katılan aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine sebep olduğu ve bu suretle zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi 30.04.2013 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında 21.01.2013 olarak gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine muhalefet edilmesi,
Dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerinin hukuki anlamda tek fiil olarak kabul edilmesi gerektiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/271 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.