YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24222
KARAR NO : 2013/12956
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda 28/03/2012 tarihinde verilen kararın sanığa 11/05/2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanık tarafından 14/05/2012 tarihinde maddi durumu elvermediğinden temyiz harcını karşılayamadığını belirtilerek temyiz edildiği, mahkemece 31/03/2011 tarihinde kabul edilen 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca 46 TL harç yatırılarak makbuzun mahkemeye gönderilmesi gerektiği, süresi içerisinde harç yatırılıp makbuzu mahkemeye gönderildiğinde dosyanın temyize gönderileceği aksi halde, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılarak temyiz talebinin reddine karar verileceğini, belirtir ihtarname düzenlenerek 17/05/2012 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, harcın yatırılmaması üzerine Mahkemece, 28/05/2012 tarihli ek karar ile “temyiz harcı yatırılmadığından temyiz talebinin reddine” karar verildiği, red kararını 12/06/2012 günü tebellüğ sanığın 13/06/2012 tarihli başvurusunda cezaevindeki hesabında parası olmadığından temyiz harcını yatıramadığını, bu haliyle dosyasının temyize gönderilmesini istediğini belirterek red kararını temyiz ettiği görülmüştür.
14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 lira harç alınması hükme bağlanmış ve anılan kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin
20/10/2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 28/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihe bakılmaksızın temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek sanığın temyiz isteminin reddine dair 28/05/2012 tarihli, 2011/722 E. ve 2012/557 K. sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemesinde;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi gereğince sanıkların cezalarında arttırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5275 sayılı Kanunun “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm nedeniyle sanıkların birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, bu bağlamda sanık …’nın adli sicil kaydında yer alan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/134 esas, 2005/286 karar sayılı, 27/09/2005 tarihli ilamı ile hükmolunan ve 16/11/2009 tarihinde infaz edilen 4 yıllık hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanıkların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.