YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11167
KARAR NO : 2023/3697
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu şirket hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçluya ait üst … devir hakkı ve üst … devir hakkı bedelinin haczine karar verildiğini, mülkiyeti Hazine’ye ait serbest bölgelerde kullanıcıları tarafından inşa edilen üst yapıların mülkiyetinin de Hazine’ye ait olduğunu, faaliyet ruhsatının süresinin sona ermesi ya da faaliyet ruhsatının iptali halinde bu üst yapıların Hazine’ye intikal edeceğini, üst yapıların devir ve kiralama haklarının bir faaliyet ruhsatının varlığına bağlı olduğundan faaliyet ruhsatının bulunmaması halinde bu hakların ekonomik bir değer taşımadığını, maddi hukuka göre devredilemez nitelikteki hakların haczinin de mümkün olmadığını, üst … devir bedeli ile kira bedelinin haczi kabil ise de bu bedelin haciz işleminin muhatabının kendileri olmadığını ileri sürerek İcra Müdürlüğünün üst … devir hakkı ve üst … devir hakkı bedelinin haczine yönelik kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi üçüncü kişi tarafından 02.04.2018 tarihinde tarafları aynı olan farklı bir takip dosyasında konusu ve sebebi aynı olan şikayette bulunulduğunu, mahkemece bu davanın esastan reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiğini, bu suretle üst … devir hakkı bedeline haciz konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da hacze konu üst yapıya ilişkin inşaat ruhsatı ve iskan ruhsatı bulunduğunu, dava dışı borçlu şirketin üzerinde üst … bulunan arsayı kendilerinden kiralayarak kullandığını, buna engel bir yasa hükmü bulunmadığını, üst … devir hakkı ile üst … devir hakkı bedelinin İİK’nın 82. maddesinde tahdidi olarak sayılan haczi caiz olmayan mal ve haklardan da olmadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklının dava dışı borçlu hakkında başlatmış olduğu genel haciz yoluyla ilamsız takipte takibin kesinleşmesi ile borçlunun Ege Serbest Bölgesinde Üretim Faaliyet Ruhsatları kapsamında kullanmakta olduğu 1.961,17 metrekare inşaat alanlı üst yapıya ilişkin üst … devir hakkının ve üst … devir hakkı bedelinin haczinin kayıtlara işlenmesi yönünde müzekkere yazıldığı, şikayetçi tarafından haciz kararının iptalinin talep edildiği, haczedilmezlik şikayetinin münhasıran takip borçlusuna ait bir hak olduğu, ayrıca üst … hakkı ve üst … devir bedelinin haczedilemeyeceğine dair yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi tarafından sunulan süre tutum dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulacağı belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 10 günlük süresi içerisinde ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmamıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme kararının 14.09.2021 tarihinde taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği, şikayetçinin süre tutum dilekçesini 17.09.2021 tarihinde verdiği, gerekçeli kararın 07.10.2021 tarihinde tebliğine rağmen gerekçeli istinaf başvuru dilekçesini 22.10.2021 tarihinde, yasal süresinden sonra verdiği, kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapıldığı, kesin hüküm itirazına konu davanın sebebinin önceki tarihli bir haciz işlemi olması nedeniyle kesin hüküm itirazının haklı olmadığı, kararda kamu düzeni yönünden bir eksiklik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi temyiz dilekçesinde; taraflarına tebliğ edilen müzekkerenin haciz ihbarnamesi niteliğinde olmaması nedeniyle itiraz yolu mevcut olmadığından şikayet yoluna başvurmakta hukuki yararının bulunduğunu, mülkiyeti Hazine’ye ait serbest bölgelerde kullanıcıları tarafından inşa edilen üst yapıların mülkiyetinin de Hazine’ye ait olduğunu, faaliyet ruhsatının süresinin sona ermesi ya da faaliyet ruhsatının iptali halinde bu üst yapıların Hazine’ye intikal edeceğini, üst yapıların devir ve kiralama haklarının bir faaliyet ruhsatının varlığına bağlı olduğundan faaliyet ruhsatının bulunmaması halinde bu hakların ekonomik bir değer taşımadığını, maddi hukuka göre devredilemez nitelikteki hakların haczinin de mümkün olmadığını, üst … devir bedeli ile kira bedelinin haczi kabil ise de bu bedelin haciz işleminin muhatabının kendileri olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte üçüncü kişinin icra memur muamelesini şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yasal sürede istinaf süre tutum dilekçesi sunulmasına karşın gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.