YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6125
KARAR NO : 2023/8350
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : S.S. … Konut Yapı Kooperatifi, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …
SUÇ : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde katılan kooperatifin yönetim kurulu başkanı olan sanığın yeni yönetime devretmesi gereken kasa mevcudunu devretmediği, kendi üzerine aldığı ve muhasebe kayıtlarında kapatılmayan avansları kooperatif için harcadığına dair kanıtlayıcı belge bulunmadığı, üyelerden toplanan aidatları kayıtlara eksik girerek aradaki farkı uhdesine geçirdiği, …’in yetkilisi olduğu firmaya ait faturanın kayıtlara gider olarak kaydedilmesine karşın kooperatifte karşılığının bulunmadığı, yine aynı şahıs tarafından kooperatife ödenen 100 TL’lik meblağ ile … tarafından ödenen 11.780 TL ve 800 Dolar’ın gelirlere işlenmediği, böylece toplam 351.349 TL kooperatif parasını mal edindiği kabul edilerek hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan verilen 17/02/2011 tarihli mahkumiyet hükmünün Dairemizin 12/11/2014 tarihli ve 2013/1240 Esas, 2014/10816 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda keşif icra edildiği ve bilirkişi raporları temin edildiği, bu kapsamda bozma sonrası teknik bilirkişi heyetinden alınan rapordaki inşaat maliyetine ilişkin tespitlerle sanığın görevden ayrıldığı tarih itibarıyla yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından mahkeme aracılığıyla kooperatif inşaatlarında keşif yaptırılarak inşaatların değerinin belirlendiği rapordaki tespitlerin farklılık içerdiği, bu hususa Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından düzenlenen 03/01/2018 tarihli heyet raporunda da yer verildiği, bununla birlikte aynı raporda inşaat maliyetlerinin ne şekilde hesaplanacağı ve bu hesap yapılırken hangi birim fiyatların esas alınacağının ayrıntılı biçimde açıklandığı, keza iddia konusu olayların değerlendirilebilmesi ve sanığın uhdesinde kooperatif parası kalıp kalmadığının belirlenebilmesi için kooperatife ait tüm gelir ve giderleri gösteren defterlerle belgelerin temin edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda aynı teknik bilirkişilerden alınan ek raporda ise aradan geçen süre, yapının tamamlanarak kullanılıyor olması, geriye dönük inşaat durumunun tespit edilmesinin mümkün olmaması gibi hususlar gerekçe gösterilerek heyet raporunda belirtilenlere göre işlem yapılmasının doğru sonucu yansıtmayacağı görüşünün bildirildiği, bunun üzerine Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/01/2019 tarihli rapordaki mahkeme kabulüne konu zimmet miktarının dosyadaki mevcut bilgilere göre belirlendiği, değerlendirmelerin bozma ilamı öncesi yapılan ve iddianameye konu edilen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kontrolörleri tarafından düzenlenen 14/12/2006 tarihli inceleme raporundaki tespitlerle aynı mahiyette olduğu, kooperatife ait defter ve belgelerin temini için kolluğa müzekkere yazıldığı ancak temin edilemediği yönünde tutanak tutulduğu, bu konuda bir dönem kooperatif yönetim kurulunda yer aldığını belirten katılanlardan …’in yazılı beyanda bulunduğu ancak bu beyan doğrultusunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi ve sanığın uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespit edilebilmesi için …’in 21/04/2017 tarihli yazılı beyanında ismi geçen şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak kooperatifin gelir ve gider durumunu gösteren belgeler ile defterlerinin akıbetinin sorulup ifadeler doğrultusunda sıkı bir araştırma yapılmasından, kooperatifin taraf olduğu davaların tespiti ile ilgili mahkemelere bu yönde müzekkere yazılmasından, tüm bunların sonucunda defterlerin ya da dosya içerisinde yer almayan kooperatifin gelir gider durumunu gösteren yeni bir belgenin temini halinde Dairemizin 12/11/2014 tarihli bozma ilamı doğrultusunda gerekli raporların aldırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 13/07/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.