YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10676
KARAR NO : 2023/18079
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 9.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlemediğine, samimi beyanlarının dikkate alınmadığına, olay anında araması olan ve iş yerinde yakalanan şahısla ilgisinin bulunmadığına, katılanların birbirini tamamlayıcı ifadelerine göre cezalandırıldığına ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü polis memuru olan katılanlar tarafından kimlik kontrolü yapıldığı esnada sanığın kimliğini ibraz etmemesi üzerine polis merkezine götürüldüğü sırada aracın nezaret kısmında “Siz nasıl polissiniz, beni arkadaşlarıma rezil ettiniz, sizin kanını sinkaf edeyim, sizin karınızı sinkaf edeyim.” diyerek katılanlara hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada katılanların aşamalarda birbiriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 07.06.2014 tarihli olay tutanağı dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair ve engel mahkumiyeti bulunan sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçu yönünden ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda ekip aracı içerisinde meydana gelen hakaret eyleminde, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden, hakaret suçundan hükmolunan temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım uygulanarak fazla ceza tayini,
2. Aleniyet nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulama yapılırken arttırım oranı ¼ olarak uygulanarak, 8.840,00 TL, yerine 9.500,00 TL adli para cezası olarak fazla cezaya hükmedilmesi,
3. 1. no.lu bozma nedenine uyulması halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.