YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11760
KARAR NO : 2023/1240
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli 2014/307 Esas ve 2015/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli 2014/307 Esas ve 2015/115 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/4848 Esas, 2021/7385 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/278 Esas 2021/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eylemin yaralama olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın kız kardeşi Gamze’yi akşam saatlerinde katılan ile birlikte gezerken görmesi üzerine kardeşinin yanına giderek katılanın kim olduğunu, babasının dışarıda olduğundan haberi olup olmadığını sorduğu, bu sırada katılanın araya girererek sanığa sesini yükseltmemesini söylediği, sanığın da katılanın koluna girerek olay yerinden uzaklaştırdığı, konuşmaya başladıkları, sanığın katılana ”kardeşimle görüşmeyeceksin” demesi üzerine katılanın ”kiminle gezeceğimi sana mı soracağım sen dahil kimse engel olamaz” diyerek sinkaflı sözlerle hakaret ettiği bunun üzerine sanığın da cebinde taşıdığı bıçağı mağdurun karnına 2 kez sapladığı ve olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2.Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
3.Katılan … ve tanıklar…,. ve …., beyanları dosya içeriği ile uyumludur.
4. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce alınan 09.07.2021 tarihli raporun sonuç kısmında:
”A) Batın sol üst kadranda 2×1 cm’lik batına nafiz olduğu belirtilen kesici delici alet yaralanmasının;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3) Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif EDİLMEDİĞİ,
4) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit EDİLMEDİĞİ,
B) Umbilikusun 2 cm altında batına nafiz iki adet delici kesici yaralanmasının;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3) Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif EDİLMEDİĞİ,
4) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit EDİLMEDİĞİ,
C) Bu iki yaralanmanın birlikte değerlendirilmesinde;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3) Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif EDİLMEDİĞİ,
4) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit EDİLMEDİĞİNİ.”
Kanaatini bildirir rapor dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde makul bir ceza tayini yerine, hiç isabet bulunmayan durumlarda uygulanan 9 yıl hapis cezası uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Eylemin Kasten Yaralama Olması Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, çözülmesi gereken konu sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesine ilişkindir.
İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.07.2003 gün ve 196-212, 30.09.2003 gün ve 226-229, 08.07.2008 gün ve 88-184 ile 31.03.2009 gün ve 248-82 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesi sırasında; fail ile mağdur arasındaki husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânının olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmaktadır.
Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken kıstaslar farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
Kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümlerinin mi, yoksa kasten yaralamaya teşebbüs hükümlerinin mi, yoksu tehdit hükümlerinin mi tatbik edileceği noktasında önemle durulması gereken husus, sanığın kastının hangi suçu işlemeye yönelik olduğunda toplanmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.07.2008 tarihli ve 2008/1-88 E., 2008/184 K. sayılı kararına göre ise, öldürme kastının varlığı için;
• Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı,
• Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
• Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,
• Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı,
• Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir sebepten dolayı mı son verdiği,
• Olay sonrası mağdura yönelik davranışları,
Hususları dikkate alınmalıdır.
Failin kastının belirlenmesinde başvurulan ölçütlerden hepsinin, öldürme kastını ortaya koyacak şekilde aynı olayda gerçekleşme zorunluluğu yoktur. Ölçütlerden sadece birisinin gerçekleştiği durumda, failin kastının insan öldürmeye yönelik olduğu; buna karşılık ölçütlerden çoğunun gerçekleştiği durumlarda failin kastının yaralama yahut tehdite yönelik olduğu söylenebilir. Örneğin, mağdura karşı bıçakla birden fazla darbede bulunulması ve tarafların arasında daha önceden bir husumetin bulunması halinde şayet darbe, mağdurun hayati bölgesine vurulmamışsa veya mağdurun hayati bölgesine karşı hareket etmesine rağmen, öldürmeye elverişli bir aletle saldırı sözkonusu değilse öldürme kastından değil, yaralama kastından yahut tehditten bahsedilebilecektir. Bu açıdan esas olan, somut olayın özelliğidir. Hakim, yukarıda sayılan şartlar çerçevesinde karar tesis ederken “şüpheden sanık yararlanır.” ilkesini de gözetmeli ve sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiği hususunda tereddüt yaşadığı halde kasten yaralama yahut tehdit hükümlerini uygulamalıdır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suçu işleme şekli, suç aletinin niteliği, darbe sayısı, katılandaki yaralanmaların yerleri de dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık saptanmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/278 Esas 2021/475 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebebi yönünden
herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.