Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12887 E. 2023/4060 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12887
KARAR NO : 2023/4060
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1897 E., 2022/1880 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/261 E., 2022/166 K.

Taraflar arasındaki davalı kurumca yapılan denetim sonrasında teşvik iptaline ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına T.C. Gölbaşı Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 24.02.2012 tarihinde denetim yaptığını, yetkililerin Ocak 2012 ayına ait sigortalı çalışan listesinin bir suretini aldıklarını, bilahare SSK Gölbaşı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müvekkili şirketin işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığı iddiasıyla 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinde belirtilen destekten faydalandırılmayacağının bildirildiğini, denetimin uygun şekilde olmadığını, müvekkili şirketin hizmet verdiği sektörde sürekli işçi sirkülasyonu yaşandığını, bu nedenle sicilsiz tahakkuk durumuna rastlanmasının mümkün olduğunu, kurum tarafından 19 işçinin sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiğini, bu kişilerin işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin verilmediği iddia edilerek işlem yapıldığını, ancak 19 işçinin işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin kuruma zamanında ve eksiksiz olarak bildirildiğini belirterek Gölbaşı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 03.11.2013 tarih 19.382.365 sayılı %5 primi indirimi uygulanmasının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin 1127287 sicil numarasıyla 15.01.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, TC Gölbaşı Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 05.03.2012 tarihli ve 532 sayılı yazısı ve ekindeki mesleki bilgi formlarının incelenmesi neticesinde……… isimli sigortalıların Şubat 2012 döneminde; bildirimlerinin yapılmamasından dolayı işyerinden 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarına 03.12.2013 tarih 19.377.965 sayılı yazı ile sigortalılar adına işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri ve ek APH belgelerinin talep edildiğini, yasal süresinde işlem yapılmaması üzerine, 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin a/2, c/4, j fıkraları gereği 03/12/2013 tarih 19.366.305 sayılı yazı ile 37.144,35 TL tutarında idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, işverenin itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendinde, “(Ek bend:15.05.2008-5763 s.K./24. mad)Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Bu Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda Kurum işleminin dayanağı 24.02.2012 tarihli denetim sırasında sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen işçilerin aslında davacı tarafından kuruma işe giriş çıkışlarının bildirildiği ve çıkışları yapılan kişilerden denetim tarihi olan 24.02.2012 tarihi itibariyle……’ın dava dışı işyerinde çalıştığı, ancak davacı işletmenin denetim sırasında vermiş olduğu listede işten ayrılan kişilerin belirtilmediği ve sözlü olarakta beyan edilmediği anlaşıldığından, … 3. İdare Mahkemesi’nin 2014/1076 Esas, 2015/2472 sayılı Kararı da nazara alınarak davacı şirketin 19 kişiyi sigortasız çalıştırdığına ilişkin davalı Kurumun tespiti yerinde olmadığından davacı şirketin davasının kabulüne davacı şirket hakkında Davalı Gölbaşı SGM tarafından verilen 03.11.2013 tarih 19.382.365 sayılı %5 prim indirimi uygulanmasının kaldırılmasına ilişkin kararın iptaline dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili , davacı hakkında KADİM servisi ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, Kurum işleminin dayanağı olan 24.02.2012 tarihli denetim sırasında sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen işçilerin aslında davacı tarafından kuruma işe giriş çıkışlarının bildirildiği ve çıkışları yapılan kişilerden denetim tarihi olan 24.02.2012 tarihi itibariyle……ın dava dışı işyerinde çalıştığı, ancak davacı işletmenin denetim sırasında vermiş olduğu listede işten ayrılan kişilerin belirtilmediği ve sözlü olarak da beyan edilmediği anlaşıldığından, davaya konu denetim sonrası oluşturulan idari para cezasının iptaline ilişkin açılan, davacı şirket lehine sonuçlanıp kesinleşen … 3.İdare Mahkemesi’nin 2014/1076 Esas, 2015/2472 sayılı kararı da nazara alınarak verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca teşvik iptaline gidilmesine karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında denetmenler tarafından tutulan tutanak nedeniyle kaçak sigortalı tespiti yapılarak davacı hakkında faydalandırılan teşviklerin iptalinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 5510 sayılı Kanun hükümleridir.

3. Değerlendirme
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Eldeki davada ise, davacının davalı Kurumun (sehven 03.11.2013 tarihi yazılsa da) 03.12.2013 tarihli ve tarih 19.382.365 sayılı işleminin iptalini talep ettiği anlaşılmakta ise de, dava konusu olan Kurum işlemi incelendiğinde, davacı hakkında dava dışı 19 sigortalının 24.02.2012 tarihli denetim tarihi itibari ile çalışmalarının tespit edilmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi hükümlerinden 1 yıl süre ile faydalandırılmasının iptali yanında, ayrıca 4447 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden 1 yıl süre ile, 4447 sayılı Kanun’un geçici 9 uncu maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden süresiz, 4447 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik hükümlerinden de 1 yıl süre ile faydalandırılmasının iptaline karar verilerek bu teşvik hükümleri uygulanmaksızın prim belgelerinin davacıdan talep edildiği, aksi halde kurumca resen tanzim edileceğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle davacı şirketin sadece 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile aksi kurum işleminin iptalini mi yoksa 4447 sayılı Kanun’un geçici 7, geçici 9 ve geçici 10 uncu madde hükümlerinin de iptaline ilişkin olan kurum işlemi ile beraber 5510 sayılı Kanun’un 81’inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olarak mı davasını açtığı tespit edilmeli, bu yönde alınacak açıklama sonrasında davacının talebinin hangi teşvik iptaline yönelen kurum işleminin / işlemlerinin iptaline yöneldiği belirlendikten sonra tüm yasal dayanaklar dikkate alınarak bir inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.