Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/11634 E. 2006/14591 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11634
KARAR NO : 2006/14591
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Çayköy Köyü Kırmızı Tarla mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kadastro sırasında tesbit harici bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 06.05.2005 tarihli raporda belirlenen 9450 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 27.05.1983 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Şöyle ki; her ne kadar 1950 tarihli … fotoğrafları ile 1958 tarihli memleket haritasında çekişmeli yer açık alanda görülüyorsa da uzman bilirkişi raporunda taşınmazın etrafının 0-7 kapalılıkta meşelik ile çevrili ve komşu arazilerle birlikte orman içi açıklık niteliğinde bulunduğunun açıklanması, … bilirkişi raporunda ise taşınmazın paftasında “orman” olarak tesbit harici bırakıldığının belirtilmesi karşısında uzman bilirkişi raporunun sonuç kısmında taşınmazın “orman sayılmayan yerlerden” olduğunun açıklanmış olması mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Taşınmaz 1983 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında “orman” olarak tesbit harici bırakıldığına, halen eylemli orman örtüsü ile kaplı olduğuna, tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … 31/13 E.K. 14.03.1989 … 35/13 E.K. – 13.06.1989 … 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiğine, diğer fıkralarının da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 05.11.2003 tarihinde kabul edilen 4999 Sayılı Yasanın 6.maddesi ile değiştirilen

11.madde uyarınca fiilen orman olduğu tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceğine ve tahsisi yapılan bu yerlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edileceğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.