Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/5347 E. 2023/638 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5347
KARAR NO : 2023/638
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2554 E., 2022/3 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 22.04.2016
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2019/119 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 20.07.1998 tarihinde Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü Enez Kalesi Arkeolojik kazısında çalışmaya başladığını, bu nedenle sigortalığının başlangıç tarihi olarak 20.07.1998 tarihinin belirlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın işverene yöneltilmesi gerektiği ve kurumun fer’i müdahil olarak davaya dahil olması gerektiği bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, davacının işe giriş bildirgesi dışında belgesi olmadığı ve kurum kayıtlarına göre çalışmasının ispat olunamadığı bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli ve 2019/43 E., 2019/119 K. sayılı kararıyla; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2020/214 Esas, 2020/1073 Karar sayılı kararıyla; yerel mahkeme kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; “…talebin 20.07.1998 tarihinin sigorta başlangıcı tespitine yönelik olması karşısında, 09.09.1982 doğumlu davacının 18 yaşını ikmal ettiği 09.09.2000 tarihi itibariyle hüküm kurulabileceği ancak bu tarih yönünden davanın konusuz kalmayacağı gözetilmeksizin ve talebin 506 Sayılı Yasa’nın 79/10 maddesi ile anılan yasanın 108 inci maddesine yönelik bir uyuşmazlık olup kamu düzenine ilişkin bulunduğu serbestçe tasarruf edilebilecek bir konu da olmadığı gözetilerek ayrıca temyiz dilekçesine ekli BİMER kanalıyla yapılan 08.07.2015 tarihli başvuru ve buna ilişkin kurum red cevabının gerçekliği araştırılıp belirlendikten sonra, anılan başvurunun 5521 sayılı yasa’nın 7/3 maddesi kapsamında bir başvuru olup olmadığı irdelenip yargılama giderlerinin de buna göre tayin ve tespiti irdelenmeksizin, yeni ihtilaflara meydan verecek şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davanın konusu Kurumca kabul edilmeyen 20.07.1998 tarihinde bir günlük çalışmanın Kurum kayıtlarına işlenmesi talebine ilişkindir. Davalı Kurumca başlangıçta kabul edilmeyen çalışmanın, sonradan kayıt altına alınmasının, işverence düzenlenen 1998/2 dönem bordrosunda davacının çalışmalarının sicil numarasız olarak bildirilmesinden kaynaklandığı, bu yanlışlığın yargılama sırasında davalı Kurum tarafından düzeltildiği, fiil çalışmanın varlığı kurum kayıtlarına göre uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, dosyadaki bilgi ve belgelerden, tanık anlatımlarından ve özellikle kazı heyeti başkanı olan ve dönem bordrosunda da imzası bulunan … yeminli anlatımı ile ispatlandığı, 09.09.1982 doğumlu davacının 18 yaşını 09.09.2000 tarihinde dolduracağı, 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi ile davacının 09.06.2000 tarihi itibarıyla Hizmet cetveline işlenmiş hizmetinin varlığı karşısında ve özellikle, dava dilekçesindeki anlatım ve BİMER başvurusu da dikkate alındığında, davacının davasının, işverence Kuruma bildirilmesine rağmen hizmet cetvelinde görülmeyen, 20.07.1998 tarihli çalışmanın hizmet cetveline işlenmesi isteminin reddine dair kurum işleminin iptali niteliğinde olduğu, yargılama sırasında Kurum işlemi düzeltildiğinden davanın konusu kalmadığı, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının müracaatına rağmen Kurum kayıtlarının dava açılmadan düzeltilmemesi nedeniyle yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
” gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Fer’i müdahil konumunda olduklarını, işveren aleyhine dava açılması gerektiğini, yazılı delillerle ispat gerektiği ile aleyhe vekalet ücreti olmaması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 60, 79, 108 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.

2.“Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

3.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)

4.Belirtilen açıklamaları ışığında dosya kapsamı incelendiğinde, bir önceki bozma ilamımızda, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar sonuç olarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, davacının 09.09.1982 doğum tarihli olması ve 18 yaşını ikmal ettiği tarihin 09.09.2000 olması karşısında ancak bu tarih yönünden hüküm kurulabileceği ve davanın konusuz kalmayacağı belirtilmiştir.

5.Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrası yukarıda belirtilen gerekçeyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.09.2000 tarihi olacak şekilde hüküm kurulması gerektiği ve davanın konusuz kalmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.