YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/842
KARAR NO : 2023/2587
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararının kaldırılarak, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/209 Esas, 2018/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/2344 Esas, 2019/1094 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanunu’nun 280 inci maddesi ikinci fıkrası gereğince kaldırılarak aynı kanunun 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; hükmü sadece vekalet ücreti yönündün temyiz ettiğine, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi mahkumiyet kararını kaldırmasına rağmen sadece müvekkili lehine istinaf duruşması için vekalet ücretine hükmettiğine, kaldırılan İlk Derece Mahkemesi kararı içinde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği talebine ilişkindir
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın 2014 yılı Ocak ayında Bank Asyaya para yatırdığına, Kasım ayına kadar hesap hareketi olduğuna bu kapsamda sanığın eylemlerinin yardım etme suçunu oluşturduğu halde beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı bulunduğu gerekçesi ile kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığına dair yeterli delil bulunmadığı, ancak; sanığın 29.02.2008 tarihinde terör örgütünün finans kaynağı Bank Asyada hesap açtırdığı, hesaba 2014 yılı Ocak ayında 12350 TL para yatırdığı, 2014 yılı Kasım ayına kadar hesap hareketliliği olduğu, sanığın Bank Asyadaki hesabına para yatırma tarihi sonrasındaki hesap hareketliliği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemi TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle aynı Kanun’un 314/2 maddesi gereğince silahlı terör örgütüne yardım suçu olarak nitelendirilmiş, sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme sonucunda; sanığın, adına ilk 29.02.2008 yılında Bank … … şubesinde hesap açılışı yaptığı, 2014 Ocak ayından sonra en yüksek tutarın 15.000,00 TL civarında olduğu, katılım hesapları dışında hesaptan düzenli olarak kredi kartı ödemeleri yapıldığının tespit edildiği, 2008 ve 2009 yıllarında da katılım hesaplarının bulunduğu, sanığın hesap bilgileri ve hesap hareketleri ile sanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde beyanlarının tutarlı olduğu, dolayısıyla kullanım alışkanlığına uygun parasal işlemlerde bulunduğunun kanaatine varıldığı, FETÖ/PDY örgüt lideri …’in çağrısı üzerine … Katılım Bankasında bulunan hesabına örgüte yardım kastıyla para yatırarak FETÖ/PDY terör örgütüne yardım suçunu işlediği konusunda cezalandırılmasına yeter derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel ceza hukuku ilkeside gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ve sanık müdafiinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş olduğundan açılan duruşma sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının beraat hükmü yönünden, sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242,
Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu”nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Ancak örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapılan, örgütün amacına hizmet eden ödeme ve sair bankacılık işlemlerinin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak değerlendirilmesi mümkündür.
c) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de mevcut hesabı üzerinde gerçekleştirdiği bankacılık işlemlerinin örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamamasına nazaran sanığın beraatine dair inceleme konusu hükümde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve vekalet ücreti takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/2344 Esas, 2019/1094 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.