Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5025 E. 2023/5561 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5025
KARAR NO : 2023/5561
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1239 E., 2023/180 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/105 E., 2021/302 K.

Taraflar arasındaki hizmet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Sun Uluslar arası İnşaat İhracat San. ve Tic. A.Ş.ve Ünüvar İnş. San. ve Tic. A.Ş.’de 01.01.2003 – 02.08.2006 tarihleri arasında da çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirketler davanın reddini savunmuşlarıdır.

2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum aleyhine açılan davanın öncelikle haksız ve yersiz olduğundan reddini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğu ve aksinin aynı değerde yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği ileri sürülerek davanın reddi talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, istinaf kararındaki gerekçeler ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; … 15. İş Mahkemesinin 21.06.2012 tarih ve 2011/972 E. 2012/891 K. sayılı kararı içeriğinde; davacının tek davalı olarak Sun Uluslararası İnş. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan alacak davasında, söz konusu şirket adına geçen çalışma süresinin 01.01.2003-30.06.2011 tarihleri arasında geçtiğinin kabul edildiği ve buna göre kıdem tazminatına hükmedildiği ve davalı Sun Uluslararası İnş. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. şirket tarafından davacıya hitaben yazılan 30.04.2011 tarihli yazıda “01.01.2003 tarihinden itibaren …/… adresinde bulunan İşyerimizde çalışmaktasınız. Uzun süredir mevcut ekonomik sorunlar İşyerimizde de sıkıntılara yol açmış olup iş bu sebepler ile iş akdiniz İş Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca ihbar önellerine uyularak 30.06.2011 tarihinde feshedilecektir. Yasal haklarınız tarafınıza iş bu tarihte ödenecektir” şeklinde bildirimde bulunulduğu ve mahkememizce beyanı alınan tanıkların talep konusu dönemde Ünüvar grubuna ait Sun Uluslararası inşaat şirketinde birlikte çalıştıkları şeklinde davacının 2003-2011 yılları arasında davalı işverenler emrindeki fiili çalışmalarına yönelik beyanda bulundukları hususu hep birlikte dikkate alındığında, Sun uluslararası İnşaat Tic. A.Ş. ile Ünüvar Tic. A.Ş. arasında organik bağ olduğu anlaşılmış ise de; davacının başlangıçtan beri 0179814.006.07-44 sicil sayılı dosyada işlem gören …/… adresinde faaliyet gösteren Ünüvar İnş. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde çalıştığı, bu şirketle aralarında organik bağ olduğu anlaşılan diğer davalı Sun Uluslararası Tic. A.Ş.’ nin davacının hizmetlerinin geçtiği 2006 yılından çok sonraki bir tarihte belirtilen adresteki binaya taşındığı ve her ne kadar bu tarihten sonra da her iki şirketin iç içe geçmek suretiyle aynı binada faaliyetlerini sürdürmeye devam ettikleri görülmüş ise de, davacının talep edilen tarihte söz konusu binada faaliyette olmayan Sun uluslararası İnşaat.. Tic A.Ş’de fiilen çalışmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının talep edilen 01.01.2003-01.08.2006 tarihleri arasındaki çalışmasının Sun Uluslararası…A.Ş. firmasında geçmesinin imkansız olduğu ve dolayısıyla davacının talep edilen dönemdeki çalışmalarının tamamen Ünüvar İnş… A.Ş. adına gerçekleştiği sonucuna varılmış olmakla, davanın kabulüne davacının davalı Ünüvar İnşaat San ve Tic AŞ adına tescilli 179814.006 sicil sayılı işyerinde 01.01.2003-01.08.2006 tarihleri arasında 1290 gün 506 sayılı Kanun’a tabi olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile fiili olarak çalıştığının tespitine, aralarında organik bağ da bulunsa davacının adına hizmette bulunmadığı Sun uluslararası İnşaat.. Tic AŞ.’ye yönelik davada hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ” şeklinde belirtilmiş davanın kabulü ile davacının davalı Ünüvar İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli 179814.006 sicil sayılı işyerinde 01.01.2003-01.08.2006 tarihleri arasında 1290 gün 506 sayılı Kanun’a tabi olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile fiili olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir..

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirketler vekili istinaf başvurusunda; yargılama aşamasında tebligatların … isimli bir şahsa yapıldığını, müvekkillerine ait iş yerinde böyle bir çalışan olmadığını, bu nedenle duruşmalara katılamadıklarını, davaya cevap veremediklerini, itirazlarını bildirmediklerini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanık olarak dinlenilen … ile müvekkili arasında alacak davası nedeniyle husumet bulunduğunu, iş yeri açılışı 2004 olmasına rağmen 2003’den itibaren tespit hükmü kurularak çelişki yaratıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili özet olarak ;davanın eksik inceleme ve araştırma neticesinde kabulüne karar verildiğini, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili; istinaf dilekçesini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer’i Müdahil Kurum vekili Yerel Mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, ayrıca tanıkların beyanlarının nazara alınmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-Dava, hizmet tespitine ilişkin olup, yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleridir.

Anılan maddeye göre, belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar mahkemeye başvurarak sigortalı hizmetlerini alacakları ilamla tespit ettirebilirler.

2-1982 Anayasası 142/3 üncü maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde:

“ Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,

Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

3- Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;

“Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”

4- Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

5- Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

6- Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.

3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının davalı Sun Uluslar arası İnşaat İhracat San. ve Tic. A.Ş.ve Ünüvar İnş. San. ve Tic. A.Ş.’de 01.01.2003 – 02.08.2006 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti isteminde bulunduğu, Mahkemece gerekçede davacının talep edilen dönemdeki çalışmalarının tamamen Ünüvar İnş… AŞ adına gerçekleştiği sonucuna varılmış olduğu, aralarında organik bağ da bulunsa davacının adına hizmette bulunmadığı Sun uluslararası İnşaat.. Tic. A.Ş.’ye yönelik davada hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında davanın kabulü ile davacının davalı Ünüvar İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli 179814.006 sicil sayılı işyerinde 01.01.2003-01.08.2006 tarihleri arasında 1290 gün 506 sayılı Kanun’a tabi olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile fiili olarak çalıştığının tespitine denilerek Sun Uluslararası İnş. A.Ş. Hakkında herhangi bir hüküm kurulmayarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. İlk Derece Mahkemesince belirtilen şekilde çelişkili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgililere iadesine,18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.