YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2414
KARAR NO : 2023/4108
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/717 E., 2022/183 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/66 E., 2021/16 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından dolayı vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile 02.10.2014 tarihinde Turhal-Tokat yolu Çaylı mevkiinde Tokat istikametinden Turhal istikametine doğru giden …’in kullandığı… plakalı araca Turhal istikametinden Tokat istikametine ilerleyen müvekkili … idaresindeki … plakalı aracın … ‘in kullandığı araçla çarpışarak meydana gelen kazada … plakalı araç sürücüsü …’in 2918 Sayılı KTK uymadığından %100 kusurlu olduğunu, murisin eşi … için 1.000,00 TL maddi tazminat, murisin oğlu … için 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep ettiklerini, müvekkillerinin murislerinin hayatını kaybetmiş olması nedeniyle ağır ızdıraplara maruz kalması sebebiyle murisin eşi … için 50.000,00 TL manevi, oğlu … için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde, kazaya konu aracın şirket hizmet aracı olduğunu, servis aracı olmadığını, muris …’ın kendisinin servis şoförü olmadığını, yetkin ehliyetinin de bulunmadığını, davalı şirkette koruma görevlisi olan davacıların murisi …’ın şirketin oluru dışında kazaya neden olan kişinin izinsiz alması ve kendi şahsi işlerinde kullanması ve arkadaşını Şenyurt’tan alıp Turhal’a getirirken kazanın meydana geldiğini, muris …’ın koruması gereken şirkete ait vasıtayı alıp kaza yaptığını ve mirasçıları tarafından tazminat talep edildiğini, kazada bir an davalı şirketin sorumluluğu olduğu düşünülse dahi kazada kusur oranında sorumlu olacağı nazara alınarak açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davacıların murisi işçi …’ın 17.09.2013 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı ve kaza tarihine kadar iş yerinde güvenlik elemanı olarak çalıştığı, 12.10.2014 tarihinde işverene ait … plakalı araçla iş yerine geldiği sırada trafik iş kazasına maruz kaldığının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Turhal Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 08.06.2015 tarihli kararı ile de sabit olduğu, davacının maruz kaldığını iddia ettiği iş kazası nedeniyle tarafların kusur durumuna ilişkin olarak mahkememizce aldırılan bilirkişi heyetinin 11/2020 tarihli raporunda; mahkememizin 2016/22 Esas sayılı dosyasında alınan raporlardaki görüşlerle aynı mahiyette davalı işverene atfı kabil bir kusur bulunmadığı, kazanın gece karanlığında meskun mahal dışında aniden kara yoluna inerek çarpışmaya neden olan yabani hayvanların kaçınılmaz olarak neden olduğu, davalı işverenin olayın meydana gelmesine herhangi bir etkisi veya ihmalinin saptanamadığının belirtildiği, bu hususta mahkememizin 2016/22 Esas 2020/85 Karar sayılı dosyasında aldırılan kusur raporlarıyla da uyumlu olduğu ve o dosyada bu raporlara göre verilen kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2020 tarihli kararı ile onandığı da göz önünde bulundurulduğunda söz konusu iş kazasının oluşumunda yukarıda sayılan kanun maddeleri uyarınca davalı şirkete herhangi bir kusur izafe edilmediği ve davalı işverenin kusursuz sorumluluğunun da söz konusu olamayacağı anlaşılmakla,,,” gerekçesiyle davanın reddine , karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili vekili istinaf dilekçesinde, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilmiş bir karar olduğunu, kazanın meydana gelmesinde diğer araç sahibi …’ in asli ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen olayın bir trafik iş kazası olduğunu, zira 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 2 nci maddesi uyarınca araçlar da işyeri sayıldığından işçini karıştığı bir trafik kazası iş yerinde gerçekleşmiş bir iş kazası gibi sayıldığını, müvekkillerinin murisinin diğer davalı olan şirkette 2013 yılından beri SGK lı olarak çalışmakta iken şirket aracı ile işe giderken olayın meydana geldiğini bu olayın bir trafik iş kazası olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle meydana gelen trafik kazasında olayın karayoluna aniden çıkan hayvan sürüsüne çarpma neticesinde karşı yönden gelen aracın davacının kullandığı araca çarpması neticesinde meydana geldiği ve tarafların kusurunun bulunmadığı ve buna ilişkin ATK ve İTÜ heyet raporunun oluşa uygun görüldüğü, her ne kadar işveren açısından iş güvenliği tedbirlerine ilişkin trafik iş kusur raporu yok ise de kazanın meydana geliş şeklinin belirgin olduğu, iş güvenliği tedbirlerine aykırı davranıldığına ilişkin herhangi bir iddiaya yer verilmediği…” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.