YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2182
KARAR NO : 2023/2542
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/165 E., 2023/428 K.
HÜKÜM/KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iflas davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu ön talep ve ön ödeme başlıklı satış sözleşmesi ve sonrasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davalı şirkete 350.000 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmeyi feshederek davalı şirket aleyhine iflas takibi yaptıklarını davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaata başlandığını, projenin bitmek üzere olduğunu, ülkede gizli bir ekonomik krizin olması, doların yükselmesi ve Türk lirasının alım gücünün düşmesi nedeniyle projenin geciktiğini, ortada mücbir bir sebebin olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, en kısa zamanda davacıya sözleşme konusu dairenin teslim edileceğini, davacının, sözleşmenin 4. maddesindeki ödeme yükümlülüğünü yerine getirilmediğini, davacının kusurlu bulunduğunu, sözleşmenin halen geçerli olduğunu, fesih durumunun söz konusu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2018/421 Esas, 2020/885 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmemiş olmasından dolayı davacının sözleşmeyi geçmişe etkili olarak fesih etmesinin yerinde olduğu bu nedenle itirazın kaldırılarak depo emri düzenlendiği, depo emrinin tebliği üzerine davalının yasal süresinde ödeme yaptığı gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/275 Esas, 2021/713 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin ön ödemeli konut satışı sözleşmesi olduğu, 6502 sayılı TKHK’un 45. Maddesi göre sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç yüz seksen gün (02.01.2017 tarihinden önce doksan gün) içinde tüketiciye geri verileceği, davalının 04.01.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, bu tarihten itibaren 90 gün eklendiğinde, takip tarihi itibariyle alacak henüz muaccel olmadığından İlk derece mahkemesince itirazın kaldırılması ve depo kararı verilmesi kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davalı tarafından yatırılan depo bedelinin karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesince davacının takibine dayanak yaptığı taraflar arasındaki sözleşmenin, “ön ödemeli konut satışı sözleşmesi” olduğuna ilişkin hukuki nitelendirmesinin doğru olduğu, dosyada alınan bilirkişi ek raporunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda inşaatın %10 seviyesinde terk edilmiş olduğu, saha içinde inşaatla ilgili malzeme ekipman ve işe devam edildiğine dair bir ize rastlanmadığı, inşaatlara devam edildiği takdirde sözleşmede belirlenen sürede tamamlanmasının mümkün görülmediği, 28.03.2019 tarihinde keşfen yapılan inceleme sonucunda inşaatın durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı, inşaat sahasının uzun süreden beri kapalı olduğu, herhangi bir çalışma ve faaliyet izi ve emaresinin bulunmadığının belirtildiği Bu durumda 6502 sayılı TKHK’ın 45/3 maddesinde, sözleşmeden dönme halinde ödemenin iadesi için getirilen sürenin ancak faaliyetleri devam eden şirketler hakkında uygulanacağı, davalı şirketin faaliyetlerini tamamen durdurmuş olduğundan 6502 sayılı TKHK’ın 45/3 maddesinin davalı şirket için uygulama alanı bulamayacağı, 6098 sayılı TBK’nın 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumun var olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerektiği, gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş olduğu, iş bu nedenle 6502 sayılı TKHK’in 45/3 maddesinin davalı şirket için uygulama alanı bulamayacağı, 6098 sayılı TBK’nin 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumun var olduğu kabul edilerek, borçlunun 19.10.2020 tarihli depo emrine konu miktarı yasal süresi içinde mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle iflas davasının reddine, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün dosyasına gönderilen ve nemalandırılan 571.647,92 TL’nin tahsil harcı düşülmek suretiyle karar kesinleştiğinde davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete karşı usulüne uygun bir iflas takibi yapılmadığını, iflas ödeme emrinin müvekkil şirket yerine, şirket vekiline tebliğ edildiğini, iflas ödeme emrinin bizzat borçluya tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, usule aykırı olarak dava ikame edildiğini, bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığını, sözleşme gereği müvekkilin temerrüde düşmediğini müvekkil şirkete dava konusu tutarı depo etmesi için süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının henüz teslim zamanı gelmeden sözleşmeyi feshettiğini, hak iddia edemeyeceğini, inşaat alanında güncel bir tespit raporu düzenlenmediğini, davanın tümü ile reddi ve depo bedelinin müvekkiline iadesine karar verilmesi gerektiğini, bedelin davacıya ödenmesi yönündeki hükme itiraz ettiklerini, ayrıca davanın reddine karar verildiği için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas yolu ile takipte davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddesi, İİK 154, 6098 sayılı TBK’nin 124. maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.