Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6749 E. 2023/556 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6749
KARAR NO : 2023/556
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/501 E., 2018/1227 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanığın, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 … ve 2017/33 (E) ve 2018/191 (K) sayılı hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 … ve 2017/33 E ve 2018/191 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/501 Esas, 2018/1227 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun usul ve yasaya uygun olan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Dosya içeriğine, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılmasına, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesine, özleri değiştirmeksizin tartışılmasına, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığının anlaşılmasına göre, sanık müdafinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmediğinden CMK.nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASI görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock’a ilişkin delillerin istihbari nitelikte olduğuna, hukuka aykırı elde edildiğine ve hükme esas alınamayacağına, Bank … hesabının suç oluşturmayacağına, dosyada yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile ve mahkumiyete karar vermek için yeterli delil olmadığı halde hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince “…Sanık …’in dosya kapsamına göre Diyarbakır’da örgüte ait Yeni … Ltd. Şti isimli şirkete 25.02.2013 tarihinde ortak olarak çalıştığı, sanığın 17/25 aralık sürecinden sonra, örgüt bünyesinde kurulup faaliyetlerini sürdüren ve bünyesinde özel okullar ve dershaneler ile öğrenci yurtları barındıran … A.Ş, … A.Ş. gibi 8 farklı şirketin elde ettiği gelirler ve muhasebe işlemlerini yerine getiren YENİ …. S.M.M.M. LTD.ŞTİ’nin ortağı ve yöneticisi olmaya devam ettiği, şirketin örgüt bünyesinde faaliyet göstermesini sağladığı, bu hususta örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde mali kaynak sağlama ve şirketleri yönetme konularında diğer şirket ortakları ile birlikte hareket ettiği, daha önce 2007-2012 yılları arasında kendi beyanına göre Mersin’de FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Mars mali müşavirlikte çalıştığı, … isimli şahsın şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde özetle: ” Diyarbakır ilinde yaklaşık 6-7 yıldır Değişim Mali Müşavirlik isimli iş yerinde sigortalı muhasebe elamanı olarak çalıştığını, 2016 Mart ayında bu şirketten ayrılma kararı aldığını, …’in ise Değişim Mali Müşavirlik isimli şirketin ortağı aynı zamanda FETÖ Terör Örgütüne ait okulların mali işlerini yaptığını, Mersin’den (örgüt içi) tayinle Diyarbakır’a geldiğini, Eğitim ve Halkla İlişkileri Geliştirme Derneği ve Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneklerinin mali işlemlerini çalışmış olduğu Değişim Mali Müşavirlik şirketinin mükellefleri olmaları sebebiyle resmi olarak takip ettiğini, Yeni Değişim isimli mali müşavirlik şirketinde daha önceleri çalıştığını bu şirketin Diyarbakır ilinde Fetö ye ait şirket ve kurumların muhasebeciliğini yaptığını, … isimli örgüt içerisinde yönetici konumunda olduğunu düşündüğü şüpheli ile yaptığı sohbetlerde soruşturma konusu şirketin vatandaşlardan toplanan himmet paraları ile kurulduğunu söylediği, bu şirketleri il imamı ve il imamına bağlı kişilerin yönettiğini,” belirtmiştir. Sanığın 2012-2016 yılları arasında Diyarbakır’da … kolejinde çalıştığı, … kolejinde çalışırken iki çocuğunun da bu okula devam ettiği anlaşılmıştır.
Gaziantep Kom Şube Müdürlüğü sorgu sonucuna göre sanık adına abonelik kaydı bulunan … nolu hat, … imei nolu cihaz üzerinde 12.09.2015 tarihi itibariyle ByLock tespiti yapıldığı, Gaziantep Kom Şube Müdürlüğü sorgu sonucuna göre sanık adına abonelik kaydı bulunan ve kendisinin kullandığını kabul ettiği … nolu hat ile … imei nolu cihaz üzerinde 12.09.2015 tarihi itibariyle ByLock tespiti yapıldığı, BTK’nın gönderdiği CD içeriğine göre sanığın ByLock için Baltic Servers- Litvanya adlı firmadan kiraladığı IP’lerden … IP nolu ByLock sunucusuna 12.09.2015 tarihinden 02.04.2016 (son erişimin yapıldığı) tarihine kadar baz istasyonlarından sinyal alarak 16 kez erişim sağladığı, sanığın ortağı olduğu Yeni … Ltd. Şti isimli şirkette yönetici olarak çalışanı olan ve bu dosyadan tefrik edilen …’ın da ByLock isimli örgütün şifreli haberleşme programını kullandığı, sanığın kendi beyanı ve gelen müzekkere cevaplarına göre silahlı terör örgütü ile iltisaklı 2 derneğe üye olduğu, ortağı olduğu Yeni … Ltd. Şti isimli şirketin Bankasya nezdindeki hesap hareketlerinden bu derneklerden birisinin kirasının ödendiği ve adresinin iş bu şirketle aynı olduğu, yine sanığın ortağı olduğu Yeni … Ltd. Şti isimli şirketin Bank … nezdindeki hesap hareketlerinden kimse yok mu derneği ile ilgili hesap hareketi olduğu, sanığın Bankasya hesabının ve kredi kartının bulunduğu, anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık savunmalarında ByLock kullanmadığını beyan etmiş ise de dosya kapsamında yer alan BTK CD’sine göre ByLock IP’lerine 16 kez erişim bulunduğu, sinyal bilgisi alınan baz istasyonlarının sanığın iş ve yaşam çevreleri ile uyum gösterdiği anlaşılmakla sanığın tamamen örgütsel amaçlarla örgüt üyeleri tarafından kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı tam bir kesinlik derecesinde her türlü şüpheden uzak şekilde sabit kabul edilmiştir.
Sanığın yukarıda açıklandığı üzere örgüte ait şirkette çalıştığı ve ortak olduğu, yukarıda ayrı bir başlık altında açıklandığı üzere örgüt üyelerinin Bank …’ya hesap açmaları ve ekonomik güçleri doğrultusunda hesaplarına para yatırmaları konusunda vermiş olduğu talimata uygun şekilde davranarak örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asyayı güçlendirmek, mevduatını ve işlem hacmini arttırmak amacıyla şahsi ve kurumsal hesap açtığı, örgüt üyelerince iletişim sağlamak amacıyla kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programını tamamen örgütsel amaçlarla kullandığı, yıllar içerisinde örgüte ait farklı kurumlarda çalıştığı, çocuklarını örgütle iltisaklı okullara yolladığı, İl Dernekler Müdürlüğü’nün 02.03.2017 tarihli yazısı ile …’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bünyesinde faaliyet sürdüren Güneydoğu Anadolu Mali Müşavirler ve Bağımsız Denetçiler derneği üyesi olduğu, bu derneğin 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti nedeniyle kapatılmasına karar verildiği anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında … bir organik bağ kurduğu, bireysel iradesini körleştirerek tam bir teslimiyet duygusu ve örgütsel disiplin ile hareket ettiği, inkara yönelik dosya içerisinde yer alan maddi deliller ile örtüşmeyen savunmalarının sanığın belirtilen bu örgütsel tavrına işaret ettiği, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, anılan eylemlerinin örgüt üyeliği suçu bakımından aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu unsurlarını karşıladığı sabit kabul edilerek….” şeklinde gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında gelen … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ve tanık …’nun beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve anılan şahsın tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Sanığın çocuklarını örgüte müzahir eğitim kurumuna göndermesinin, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.06.2018 … ve 2018/501 (E) ve 2018/1227 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Gaziantep 8.

Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.