Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1983 E. 2023/4320 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1983
KARAR NO : 2023/4320
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/290 E., 2022/1170 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/328 E., 2021/650 K.

Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı/birleşen dava davalısı vekili ile dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kurum bünyesinde sigortalı çalışmaları dolayısıyla yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı ve kendisine 01.05.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacıya bağlanan aylığın davacının sigortalı çalışmalarının bir bölümünün gerçek çalışmayı yansıtmadığı gerekçesiyle davalı kurum tarafından iptal edilerek, davacıya ödenen yaşlılık aylığının durdurulduğunu hukuka aykırı ve gerçeğe dayanmayan davalı kurum işlemi sebebiyle davacının mağdur duruma düştüğünü belirtilerek davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının sigortalı çalışmaları itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmaya hak kazandığının tespitini talep etmiştir.

Birleşen 2017/41 Esas sayılı davada davacı SGK vekili dava dilekçesinde; davacı kurum tarafından davalı …’a karşı Ordu 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6089 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazı ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının iptal edilerek takibin devamına ve borçlunun likit olan bir alacağa itiraz ettiğinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, davalının Ordu 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6089 Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum denetmeni tarafından hazırlanan rapor sonucu Yıldız Toplu Taşıma Arıcılık Turz. Tic. Ltd. Şti unvanlı toplu taşıma iş yeri, … unvanlı Bina İnşaatı iş yeri, … unvanlı Bina İnşaatı işyeri, … unvanlı Hafriyat İşleri İnş. Taah. İşi iş yeri ile … unvanlı Bina İnşaatı iş yerlerinde fiili/eylemli çalışması bulunmadığı halde iş yeri dosyalarında adına sahte nitelikte sigortalılık bildirimi yapıldığı belirlenen ve yaşlılık aylığı almakta olan davacı sigortalı …’un toplam 1166 günlük sigortalılık bildirimlerinin ve davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının tahsis aylık başlangıç itibariyle iptal edildiğini, davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği iş yerleri ile ilgili prim borcu ve idari para cezaları söz konusu olacağını, belirtilen iş yerlerinin davada taraf olarak gösterilmeleri gerektiğini belirtilerek davanın reddini istemiştir.

Asıl davada dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın kurum işleminin iptali davası olduğunu, davada müvekkilinin husumet ehliyeti olmadığını, bu nedenle davalı taraf olarka gösterilmesine itiraz ettiklerini, davacının sigortalılık süreleri ile ilgili beyanlarının Kurum müfettişlerince alındığını, tutanakta da beyan edildiği gibi, müvekkilin bina inşaatı olan işyerinde, davacının çalışmış olduğu iddiası müvekkil tarafından doğrulanmamadığını, davacının bina inşaatında çalıştığını kabul etmediğini, bina inşaatına başladığında, bu işle ilgili sigorta ve ilgili mevzuat çerçevesinde ilgili işlemlerin takibi için muhasebeci … ile anlaştığını, muhasebeciye işyerinde çalışan olarak bildirdiği kişilerden biri hariç (Salih Öztürk) sigortalı olarak gösterilen davacı dahil diğer tüm isimlerin inşaatında fiilen çalışmayan, sigortalı bildirimi yapılması konusunda talebi olmadığını, bu durumu çok sonradan sigorta denetmenlerince yapılan araştırmada öğrendiğini, kendisinin bu süreçte herhangi bir bilgisi ve etkisi olmadığını, davacının sigortalılık bildiriminin yapılması ile ilgili muhasebeci …’e herhangi bir talimatı olmadığını beyanla dahili davalı olarak gösterilen müvekkili adına açılan davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olarak açıldığını, söz konusu davayı kabul etmediklerini, davalı hakkında Ordu 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6089 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatılmış olduğunu, söz konusu takibe karşı müvekkilinin yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibe konu ödeme emrinde borcun neden kaynaklandığı, dayanağının ne olduğu hususlarının belirtilmediğini, müvekkili ile davacı kurum arasında bir takım hukuki ihtilaflar olduğu ve taraflar arasında Ordu İş Mahkemesinin 2016/328 Esas sayılı derdest dava mevcut olduğunu belirtilen dava sonuçlanmadan taraflar arasında hukuki ihtilaf çözümlenmeyeceğini, davalar arasında hukuki bağlantılı olması nedeniyle Ordu İş Mahkemesinin 2016/328 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesini veya belirtilen dosyanın bu dosya bakımından bekletici mesele yapılmasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-) Asıl dava yönünden (2016/328 esas sayılı dosya);
-Davacının davasının reddine,
2-)Birleşen dava yönünden (2017/41 esas sayılı dosya)
a-)Davacının davasının kabulüne,
b-)Davalının Ordu 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6089 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
c-)Asıl alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı vekili ile dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde; davacı/birleşen dava davalısı …’un aylık almak ve bağlantılı olarak sağlık yardımından faydalanmak amacıyla sahte sigortalılık bildiriminde bulunulduıu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; dinlenen tanıklar, toplanan deliller dikkate alındığında davacının çalışmasının fiili olduğunun anlaşıldığını, değişik dönemlerde çalışan davacıyı bir kısım tanıkların tanımamasının normal olduğunu ileri sürmüştür.

Katılma yoluyla dahili davalı … vekili istinaf dilekçesinde; hakkında açılan davanın reddine karar verilen …’nın yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı karşı davalı … ve davalı … vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen dava davalısı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden davacının dahili davalı işverenlere ait iş yerlerinden Kuruma bildirilen toplam 1166 günlük hizmetlerinin gerçek ve fiili olmadığı gerekçesiyle iptaline ve dolayısıyla yaşlılık aylığının durdurularak kendisine yersiz ödeme borcu çıkarılmasına ilişkin kurum işlemlerinin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti, birleşen dava yönünden ise davacı Kurum tarafından davalıya yersiz yapılan sağlık harcamaları sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen bordro ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı/birleşen dava davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.