Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/709 E. 2023/2437 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/709
KARAR NO : 2023/2437
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın kök muris …..’dan kaldığını, kadastro tespitinden önce mirasçılardan ….ve …..’in taşınmaz üzerindeki hakkını ….., müvekkil… ve …’e hibe ettiklerini, hibenin muhdesatı da kapsadığını, taşınmazın beyanlar hanesindeki “üzerindeki iki katlı kargir ev …. oğlu …..’a aittir” şerhinin iptali ile beyanlar hanesine üzerindeki iki katlı kargir evin taşınmaz hissedarlarına aittir şeklinde şerh verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … ve ….., binanın murisleri …. tarafından yaptırıldığını, önceki evin yangın sonucu yok olduğunu, babasının beton ev temelini attığını ve inşaatını kendi imkanları ile tamamladığını, tüm malzemelerin babası tarafından alındığını, davacının emeği bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; kadastro tutanağındaki açıklamalar, mahallinde yapılan keşifte dinlenen ve birbirini doğrulayan mahalli bilirkişi, tanık beyanları, bilirkişi raporları karşısında kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan iki katlı kargir evin …. oğlu …..’a değil de kök muris ……’a ait olduğu sabit olduğundan davacının davasının kabulüne, taşınmazın muhdesat bilgileri kısmındaki “üzerindeki 2 katlı kargir ev …. oğlu …..’a aittir.” şeklindeki şerhin iptali ile yerine “üzerindeki 2 katlı kargir evin … oğlu … …’a aittir.” yazılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ….., …..vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; mirasçılardan …, …, ….’in taşınmaz üzerindeki hisselerini … mirasçıları …, ….. ve … …’a hibe ettiklerini, hibenin üzerindeki muhdesatı da kapsadığını, kararın bu yönüyle kaldırılarak talep gibi üzerindeki iki katlı kargir evin taşınmaz hissedarlarına aittir şeklinde karar verilmesi isteğiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2. Davalılardan …, …, … vekili; muhdesatın murisleri … tarafından yapıldığını, davalılar aleyhine hükmedilen harç ve avukatlık ücretinin yanlış hesaplandığını açıklayarak usul ve yasaya aykırı kararın lehlerine bozulması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, keşifte alınan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, evin yapıldığı dönemlerde tarafların murisi … ve bir kısım davalıların murisi …’ın çalıştıkları sabit ise de …’ın verdiği para ile murisin yaptırdığı eve destek olduğu, babaları …’nın mülkiyetinde ve kullanımında olduğu kabul edilerek, onun adına ve hesabına yapıldığı, yapıma 1979 yılında başlanıp, inşaatın 4-5 yıl boyunca devam ettiği, devam eden yıllarda diğer davalıların murisi … ile davacı …’in de çalışmak suretiyle gelirleri ile yapıma katkıda bulunduklarının anlaşıldığı, ancak sonraki yıllarda kadastro tespitleri yapılmadan evvel mirasçılardan … ile ….’in taşınmaz üzerindeki haklarından davacı ve davalılar yararına feragat ettikleri, buna göre 151 ada 12 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir evin kök muris … tarafından yaptırılmış olduğu sabit ise de mirasçılardan … ve …..’in hibesi sebebiyle hak sahibi olamayacakları, taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın diğer mirasçılara ait olduğu belirlenmiş bulunduğundan, davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteğinin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın muhdesat bilgileri kısmındaki “üzerindeki 2 katlı kargir ev … oğlu …’a aittir.” şeklindeki şerhin iptali ile yerine “üzerindeki 2 katlı kargir evin muris … oğlu … … mirasçılarından …, … (ölü olmakla) …, …, …, … … (ölü olmakla) mirasçıları …, … ve …’e (…) aittir.” yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan….. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılardan …… vekili; dosyada bulunan tanık beyanlarına göre 1979-1980’li yıllarda kök muris …’nın ev yaptıracak maddi gücünün olmadığını, inşaatın davalıların murisi ….. tarafından yaptırıldığını, malzemelerin onun tarafından alındığının belli olduğunu, o tarihlerde davacı … ve diğer paydaş …’in öğrenci olup maddi katkısının olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci ve 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.