YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2458
KARAR NO : 2023/2872
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle; itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin reddine ve alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; borçlu hakkında başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız icra takibinde, 2017 yılı Kasım ve Aralık ayları, 2018, 2019, 2020 yılları Ocak ile Aralık ayları arası, 2021 yılı Ocak ile Mayıs ayları arasındaki kiraların talep edildiğini, ancak borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden önce takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazında kira sözleşmesindeki imzaya itirazı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun, itirazının kaldırılması ile aleyhine takip konusu alacak üzerinden en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; takip dayanağı belgede yer alan imzaya açıkça itiraz ettiğini ve borcu hiçbir şekilde kabul etmediğini bu suretle imzaya itiraz edilen belgeye dayanılarak itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğini ileri sürerek istemin reddini talep etmiştir.
III. BORÇLUNUN İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE İTİRAZI
Borçlu İcra Müdürlüğüne 02.6.2021 tarihinde yaptığı itiraz başvurusu ile; alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takipte istenen alacağın faiz ve ferilerine de itiraz ettiğini ileri sürerek takibin durdurulmasını, sonrasında da takibin iptalini istemiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlunun İcra Müdürlüğüne yaptığı itirazda takip konusu kira sözleşmesindeki imzanın inkar edilmediği, bu suretle alacaklı tarafından kira ilişkisi ve kira miktarının kanıtlandığı, borçlu tarafından da borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle, istemin kabulüne ve itirazın kaldırılması ile takibin devamına, borçlu aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takip borçlusuna gönderilen ödeme emri tebligatının 31.5.2021 tarihinde bila tebliğ iade olması nedeniyle İİK’nın 269. maddesinde yazılı sürelerin işlemeye başlamayacağı ve bu suretle alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi talep edemeyeceği belirtilerek, borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin reddine ve alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz başvurusunda; Dairenin içtihatlarına atıf yapmak suretiyle, borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden borçlu tarafından İcra Müdürlüğüne yapılan itirazın geçerli bir itiraz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, alacaklının itirazın kaldırılması isteminde hukuki yararı bulunduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 62., 68., 269.
3. Değerlendirme
Alacaklının temyiz dilekçesine dayanak yaptığı Dairenin 2020/6620 E. – 2021/2293 K., 2021/7314 E. – 2022/376 K. ve 2021/11161 E. – 2022/3822 K. sayılı içtihatlarının, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine dair olup inceleme konusu takibin adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin olması nedeniyle somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(M)
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı
Kural olarak ilamsız icra para (ve teminat) alacakları için öngörülmüştür. Ancak bir kuralın istisnasını oluşturan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi İİK 269-276 maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Tahliye takibine özgü kurallar dışında ilamsız icraya ilişkin konularda Kanunun üçüncü babında yer alan kurallara gönderme yapıldığı görülmektedir. Taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi, kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi sebeplerinden birine dayalı olarak yapılabilir. Kira borcunun ödenmemesine dayalı olarak taşınmazlara ilişkin icra yolu ile tahliyesi talep edildiğinde takip talebinde tahliye talebinin olması, borçluya tahliye ihtarlı ödeme emrinin gönderilmesi gerekmektedir. Bu ödeme emrinde ödenmemiş kira borcu için ilamsız icra takibi, tahliye tehdidi ile birleştirilmektedir. Asıl amaç kira borcunun ödenmesi olup icra takibine rağmen ödenmez ise kiraya verilenin tahliyesi de talep edilmektedir.
İİK 269/1 maddesi bu takibin maddi hukukuna ilişkin dayanaklarını TBK’nun 315 ve 362 maddeleri olarak göstermiştir. Buna göre tahliye ihtarlı ödeme emri TBK 315 ve 362 maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni süreleri geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılmasını isteyebileceği tebliğini ihtiva eder. Kiracıya kira borcunu ödemesi için verilecek süre adi kiralarda TBK’nın 315 maddesine göre 30 gün, hasılat kiralarında TBK’nın 362 maddesine göre 60 gündür.
Ödeme emri İİK 269. maddesinin ikinci fıkrasına göre borçlunun itiraz sebeplerini 62 madde hükümlerine göre icra dairesine bildirebileceği ihtarını da içerir. Ödeme emrinin hüküm ve sonuç doğurması, borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması şarttır. Ancak ödeme emrinin tebliğinden itibaren borçluya ödeme süresinin sonrasında alacaklı icra mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye, itiraz edilmemiş ise sadece tahliye ister. Borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş ise ödeme emrinde yazılı itiraz ve ödeme süreleri işlemeyeceği için borçlu haricen takibi ögrenip icra dairesinde itiraz etmiş ise alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebilir mi? Alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuş olması halinde, çekişmeyi ve takibi sürdürme iradesini ortaya koyduğu böylece ödeme emri tebliğ edilmese de itirazın geçerli olduğunu benimsemiş olduğundan icra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini inceleyerek karar vermelidir. Ancak ödeme emri tebliğ edilmediği sürece, ödeme süresi işlemeyeceğinden borçlu temerrüde düşürülemez. O nedenle tahliye istenemez. Ancak itirazla durmuş olan icra takibinde takip konusu icra alacağının tahsili için itirazın kaldırılmasını istemesinde haciz ve satış gibi icra takibi işlemlerine devam edebilmesi için hukuki yararı bulunmaktadır. İlamsız icra takibinde örnek yedi ödeme emrine tebliğ edilmeden borçlunun icra dairesinde itiraz etmesi halinde icra mahkemesinin itirazın kaldırılması isteminin incelenebileceği yönündeki yerleşik içtihatlarımızın bu halde de uygulanmasına bir engel durum yoktur.
Somut olayda örnek 13 ödeme emri tebligatının 31.5.2021 tarihinde bile tebliğ iade edildikten borçlu kiracı tarafından icra dairesinde itiraz dilekçesi verildiği, kiralayan alacaklının 6.7.2021 tarihinde itirazın kaldırılması ve tahliye takibinde bulunduğu görülmektedir. Mahkemece 30 günlük ödeme süresi ödeme emrinin tebliğ edilmediği için işlemeye başlamayacağından tahliye isteminin reddi isabetli ise de itirazın esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan, ödeme emri tebliğ edilmediği için sürelerin işlemeye başlamayacağı gerekçesi ile istemin reddi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 27.04.2023