Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9558 E. 2023/2778 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9558
KARAR NO : 2023/2778
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kapak hesabına ilişkin şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dilekçesinde; borçlu hakkında Euro niteliğinde asıl alacak talepli takip başlatıldığını, alacaklının fiili ödeme günündeki kur üzerinden alacağın tahsilini talep ettiği, müvekkilinin dosyaya 02.04.2018 tarihinden itibaren kısmı ödemeler yapmaya başladığını, en son 15.06.2020 tarihinde ödeme yaptığını, icra müdürlüğünün dosya borcu hesaplamalarında takip çıkışının tamamının kapak hesabının yapıldığı günün Euro kuru esas alınarak hesaplandığını ve yapılan ödemenin de bu miktar üzerinden düşüldüğünü, 14.07.2020 tarihli hesabın da bu şekilde yapıldığını ancak müvekkilinin önceki tarihli ödemeleri dikkate alınmaksızın takip çıkışının tamamı hesabın yapıldığı günkü Euro kuru üzerinden hesaplama konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinden fazla tahsilat yapılmasına rağmen son kapak hesabında 297.075,60 TL borçlu çıkartıldığını söyleyerek icra müdürlüğünün 14.07.2020 tarihli kapak hesabına ve fazla ödemenin iadesi talebinin reddine ilişkin müdürlük kararının talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın şikayete esas takip dosyası ile ilgili Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1220 E. sayılı dosyasıyla şikayette bulunduğunu, aynı itirazların karara bağlandığını ve kesinleştiğini, davanın süresinde açılmadığını söyleyerek süre aşımı veya derdestlik nedeniyle şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra kısmi ödemeler yaptığını, bu ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak borçtan düşülmek suretiyle kapak hesabı yapılmasını talep ettiği, bu şekilde yapılmayan 14.07.2020 tarihli kapak hesabının iptalini ve 14.07.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasını talep ettiği, her ne kadar davalı taraf aynı itirazların Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1220 E. sayılı dosyası karara bağlandığını beyan etmiş ise de somut dosyanın konusunun bu mahkeme kararından daha sonra yapılmış olan kapak hesabının iptali talebine ilişkin olup Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi dosyası ile aynı talebi içermediği, şikayete konu işlemden 7 gün sonra dava açılmış olup davanın süresinde olduğu, yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak borçtan düşümü yapılmak suretiyle kapak hesabının çıkartılması gerektiği, bu itibarla mahkememizce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulü ile Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/16312 E. sayılı dosyasından yapılan 14.07.2020 tarihli kapak hesabının ve 14/07/2020 tarihli müdürlük kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, kısmi ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak borçtan düşülmek suretiyle kapak hesabı yapılması gibi bir yasal düzenlemenin bulunmadığını, davacının aynı sebep ve aynı taleple şikayette bulunduğunu Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1220 E. sayılı dosyasında şikayetinin reddedildiğini, kesin hüküm ve gerekçesinin bağlayıcı olduğunu, şikayete konu kesinleşmiş icra dosyasında yabancı para cinsinden alacağa yönelik olarak seçimlik hakkının yabancı para üzerinden yapıldığını, kısmı ödeme durumunda dosyanın kapatılmasına matuf olacak nihai ödeme tarihindeki döviz kuru baz alınarak toplam tutarın TL’ye çevrilmesi ve yatan TL’nin bu bedelden mahsubu şeklinde hesaplama yapılmasında hata bulunmadığını söyleyerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan kapsam ve sonucuna itibar edilen hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre 15.06.2020 tarihli kararla, dosya borcunun sona erdiği, 94.159,70 TL fazla ödeme yapıldığı, yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihlerindeki kur karşılığı hesaplanarak borçtan mahsubunun yerinde olduğu, ayrıca Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1220 Esas sayılı dosyasına verilen karar örneğinin incelenmesinde her iki dosyadaki taleplerin aynı olmadığı, kesin hükümden bahsedilemeyeceği, Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1220 Esas sayılı dosyasında karar verildikten sonra icra dosyasında yapılan kapak hesabına yönelik şikayette bulunulduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kapak hesabına ilişkin şikayettir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Somut olayda, alacaklı kesin hüküm nedeni ile kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüş ise de; inceleme konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1220 E. – ve 2019/365 K. sayılı ilamına dayanak bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve kesinleşen 19.10.2018 tarihli kapak hesabı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, diğer bir deyişle 19.10.2018 tarihi itibari ile 202.819,25 TL bakiye borcun kaldığının kabul edilerek hesap yapıldığı, bu nedenle kesin hükme uygun olarak incelemenin yapıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanunun 364/2 inci fıkrası göndermesiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.