YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7684
KARAR NO : 2023/6723
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/206 Esas, 2016/164 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2015 tarihli ve 2015/1218 Soruşturma, 2015/561 Esas, 2015/118 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/83 Esas, 2015/85 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/164 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 90 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 29.04.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile; usul ve yasaya aykırı olan kararı temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Çanakkale Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan ve şikayetçinin vekilliğini üstlenen sanığın, davacı vekili sıfatıyla açtığı Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/614 Esas sırasında kayıtlı menfi tespit davasında verilen görevsizlik kararının kesinleştiğine dair Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin onama ilamınını 13.06.2014 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen süresi içerisinde görevli mahkemeye başvurmayarak müvekkilinin mağduriyetine neden olduğu iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece görevinin sağladığı hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Dairemiz tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hakkındaki hapis cezası adli para cezasına çevrilen, seçenek tedbire çevrilmeyen sanığa, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmemenin sonuçlarının ihtar edilmesi, hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/164 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz istemi ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin altıncı paragrafında yer alan ” ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklindeki ibare ile yedinci paragrafının tamamının hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.05.2023 tarihinde karar verildi.